anamursedir-anamur dergi
ANASAYFA HABER ARA FOTO GALERİ VİDEOLAR ANKETLER SİTENE EKLE RSS KAYNAĞI İLETİŞİM

Sponsor Alanı

  REKLAM ALANI

Anamur SEDİR

Anamur SEDİR 1993-1994

   -Aralık   1993  1. Sayı
   -Ocak    1994  2. Sayı
   -Şubat   1994  3. Sayı
   -Mart     1994  4. Sayı
   -Mayıs   1994  5. Sayı

MAKİ DERGİSİ

MAKİ DERGİSİ-105

Saat

Ana Menü

Ziyaretçi Bilgileri

»Aktif 58  
»Bugün 3426  
»Toplam 5636688  
Sayın Ziyaretçimiz
»IP'niz | 18.205.60.226
» Bu sitemizi ziyaretiniz

HAVA DURUMU

ANAMUR

Sponsor Alanı

Sorunu çözmeye eğitimden başlamak lazım…

Hüseyin ŞİNASİ

02 Aral?k 2019, 17:52

Hüseyin ŞİNASİ

            

 

         Her sene 24 Kasım tarihinde öğretmenler günü nedeniyle törenler, programlar düzenlenir. Öğretmenin ve öğretmenliğinin önemi anlatılır. Bu sene de aynı şeyler tekrarlandı.

              Eğitim ve öğretim yılı başlarken yazığımız bir yazıda eğitimdeki başarı için öğrenci-okul-çevre ilişkisi ve uyumuna dikkat çekmiştik. Öğretmenler günü nedeniyle düzenlenen program ve kutlamalarda, söylenen güzel sözler ve parlak vaatlere rağmen öğretmenin hali içler acısıdır. Öğretmenin yürek sızlatan hali ile birlikte eğitim ve öğretimde geldiğimiz nokta da pek hoş değildir. Ne acıdır ki, ülkemizde eğitim ve öğretim her geçen yıl biraz daha geriye doğru gidiyor. Milyonlarca öğrenci arasında bazı şahsi başarılara rastlanmasına rağmen çoğu üniversite mezunu genç, geçmiş yılların lise, hatta ortaokul mezunlarından bile bilgi, tecrübe ve liyakat bakımından çok gerilerdedir. Doktor hastaya iğne yapmasını, avukat, hâkim, savcı, kaymakam adayı dilekçe yazmasını bilmiyor. Diğer yüksek okul, fakülte mezunları da öyle. Demek ki, akla gelebilecek her yerde üniversite, her ilçeye Fen lisesi, Anadolu lisesi veya Meslek lisesi, İmam hatip lisesi açmanın, köylere kasabalara kadar ortaokul açmanın bir faydası yokmuş.

              Eğitim ve öğretim ailede, anaokulu ve kreşlerde başlar. Ortaokul, lise ve yüksekokul ile devam eder. Gelişmiş ülkelerde eğitim bir ticaret, okul ticarethane olarak görülmez. Ama ülkemizde anaokulu, kreş dâhil eğitimin her aşaması ticarileşmiş, şirketleşmiştir. Anne baba bir müşteri, öğrenci ticari bir araçtır. Öğretmen ticarethanenin bir kaldıracı, çığırtkanıdır. Öğretmen işverenin, anne ve babaların hatta öğrencinin oyuncağı haline gelmiştir.

            Bir ülke eğitim ve öğretimde ileri ve gelişmiş ise diğer alanlarda da gelişmiştir. Şöyle dünya haritasını bir açalım ve bakalım. Avrupa’da Almanya, İngiltere, İsviçre, İskandinav ülkeleri (İsveç, Norveç, Finlandiya, Danimarka) Avusturya, İtalya, hatta İspanya bizden her bakımdan ileri ve gelişmiş ülkelerdir. Devam edelim Amerika, Kanada, Japonya, Güney Kore, Endonezya, Avustralya, Yeni Zelanda gibi ülkelerin refah düzeyi oldukça yüksektir.

                Ülkemizde çok uzun yıllardan beri eğitim sistemi her iktidara, her bakana göre değişen bir yapıya dönüşmüştür. Ne yazık ki milli olması gereken eğitim politikası her sene değişen, her değişiklik öbürünü yalanlayan bir sisteme dönüşmüş, çürütmüştür.

             Devletin resmi makamlarının açıklamalarına göre genç işsizlik oranı %30’lara ulaşmıştır. Üniversite mezunları işsiz, lise mezunları işsiz, ortaokul ilkokul mezunları işsizdir. Köylerden, kırsaldan göçleri teşvik edip okulu ve öğretmeni buralardan çekmenin, öğrencileri bir yerden alıp başka bir yere taşımanın bir faydası yoktur. Taşımalı eğitim devletin sırtında ağır bir yük ve kamburdur. Köylere dönüşlerin teşvik edilmesi, kırsal alanda üretimin canlanması, bilgili ve tecrübeli öğretmenlerin yeniden köylere döndürülmesi, birçok sorunun çözümüne katkı sağlayacaktır.

              Bir ülkede işsizlik, yokluk, yoksulluk, yolsuzluk, hukuksuzluk, adaletsizlik almış başını gidiyorsa bu işte bir terslik vardır. Bunda o ülkeyi yönetenlerin olduğu kadar onlara göz yuman halkın da sorumluluğu vardır. Halkın da bu sorumluluğunu görebilmesi, anlayabilmesi için de eğitimin önemi bir kez daha ortaya çıkıyor.

           Cuma namazında hoca minberden her defasında tekrar eder durur: “Şüphesiz Allah adaleti, iyilik yapmayı, yakınlara yardım etmeyi emreder; hayâsızlığı, fenalık ve azgınlığı da yasaklar. O, düşünüp tutasınız diye size öğüt veriyor.” Buna rağmen İslam dünyasının ve ülkemizin geldiği nokta büyük bir hayal kırıklığıdır. 

              Karşılaştığımız her sorunun mutlaka bir çözümü vardır. Sorunu çözmeye eğitimden başlamak lazım. Eğitim ve öğretimin sorunları çözülürse diğer sorunlar kendiliğinden çözülmeye başlayacaktır.

                 Bitirelim:

                 Eğitim şart, önce eğitim

 

                 Hoşça ve sağlıcakla kalın.    

 

Bu haber 12 defa okunmuştur.

Delicious  Facebook  FriendFeed  Twitter  Google  StubmleUpon  Digg  Netvibes  Reddit
    Bab-ı Ali Yokuşunda Bir Anamurlu...09 Aral?k 2019

Sponsor Alanı

Sponsor Alanı

REKLAM ALANI 

ANKET

ANAMUR OKULLARINDA SERBEST KIYAFET UYGULANSIN MI?




Tüm Anketler

0cak - 2012 / Her Hakkı Saklıdır / Kaynak gösterilip, sitemizin ilgili sayfasına link verilerek alıntı yapılabilir. Yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir-Site ticari olmayıp, kütüre hizmet eder.
RSS Kaynağı | Anasayfa | İletişim

(c)2012 Anamur Sedir