anamursedir-anamur dergi
ANASAYFA HABER ARA FOTO GALERİ VİDEOLAR ANKETLER SİTENE EKLE RSS KAYNAĞI İLETİŞİM

Sponsor Alanı

  REKLAM ALANI

Anamur SEDİR

Anamur SEDİR 1993-1994

   -Aralık   1993  1. Sayı
   -Ocak    1994  2. Sayı
   -Şubat   1994  3. Sayı
   -Mart     1994  4. Sayı
   -Mayıs   1994  5. Sayı

Saat

Ana Menü

Ziyaretçi Bilgileri

»Aktif 65  
»Bugün 1628  
»Toplam 3615282  
Sayın Ziyaretçimiz
»IP'niz | 54.196.72.162
» Bu sitemizi ziyaretiniz

HAVA DURUMU

ANAMUR

Dost Siteler

www.anamurunsesi.com

 

Sponsor Alanı

DENETİMİN BİRLEŞTİRİLMESİNİN BİLİMSEL BİR ALT YAPISI VAR!

Adnan UÇKUN

16 Aralık 2013, 15:52

Adnan UÇKUN

DENETİMİN BİRLEŞTİRİLMESİNİN BİLİMSEL BİR ALT YAPISI VAR!

Yıllardır süregelen bir sorunun artık çözümlenmesi gerektiği hepimizce aşikâr.  Yönetim sürecinin önemli alt sistemlerinden biri olan “Denetim”. Ülkemizin en ücra köşelerine kadar örgütlenmiş, toplumun tüm fertlerini yakından etkileyen eğitim sisteminin, yıllardır kanayan yarası haline gelmiştir.  Konuyla ilgili bir süredir fikirler özgürce tartışılıyor. Ancak bu tartışma bazen bireyleri bazen de kurumları derinden yaralayabiliyor. Özellikle örnek olaylar bağlamında konu kişiselleştirilip, sistem yaklaşımı arka plana atılabiliyor. Bir meslek grubu tüm bireyleriyle karalama kampanyasına maruz kalabiliyor. Önemli olan sorunu yapıcı ve çözümleyici bir düzlemde ele alabilmektir. Sorunun çözümüne katkıda bulunabilmek adına söylemlere dikkat edilmeli ve yazıların asıl amacının dışına çıkılmamalıdır. Asıl amaç eğitim sistemimizin nasıl daha iyi denetleneceği, nasıl daha iyi verim alınabileceği ve nasıl insanların daha mutlu olacağıdır.

Bu çalışmada, Milli Eğitim Bakanlığı’nın denetim alt sistemi ile ilgili olarak bilimsel çalışmalar ve sivil toplum örgütlerinin bakış açıları üzerinde kaynaklar göstererek sunmaya çalışacağım.

        Denetimin iki hatta üç başlı olması Milli Eğitim Bakanlığında sürekli tartışma konusu olmaktadır. Son günlerde daha da yoğunluklu olarak tartışılan Milli Eğitim Bakanlığı denetim sisteminin nasıl olacağı konusunda birçok araştırma mevcuttur.  Genel anlamda ortak bir fikir var. “Denetimin Birleştirilmesi”. Bu araştırmalar aslında çok önceden günümüze kadar devam etmiş. İşte kronolojik sıra ile genel bir bakış:

Konunun 1970’lerde bile yani günümüzden 43 yıl öncesinde şimdikine paralel bir şekilde tartışıldığını görüyoruz. 1971 yılında Feyzi Öz tarafından yapılan “Eğitim Sisteminde Teftiş Ve Bir Teftiş Örgütü Modeli” başlıklı araştırmada, 1974’te Kamil Su tarafından yazılıp yayınlanan “Türk Eğitiminde Teftişin Yeri ve Önemi” isimli kitapta ve 1977 yılında Galip Karagözoğlu tarafından yapılan “İlköğretimde Teftiş Uygulamaları” başlıklı araştırmada;genel olarak denetim sisteminin sorunları ele alınmış, bakanlık ve eğitim denetmenlerinin organik bir bütünlük içinde birleştirilmesi, mahalli otoritelerin etkisinden kurtarılması gerektiği belirtilmiştir. Bakanlık sorunu görmezden gelmeyince Yalçınkaya’nın (1990) da aktardığı gibi Bakanlık müfettişliği ile ilköğretim müfettişliğinin birleştirilmesi yolunda en önemli adımlardan birisini, 5—9 Şubat 1979 tarihleri arasında Bakanlık Teftiş Kurulu Yıllık Genel Kurul Toplantısı ile atmıştır. Mahmut Onat başkanlığında Bakanlık müfettişleri ile uzmanlarından oluşan Milli Eğitim Bakanlığı Teftiş Sistemi Çalışma Grubu tarafından hazırlanan rapora göre: “Bakanlık müfettişliği ile ilköğretim müfettişliğinin Teftiş Kurulu Başkanlığında bir örgüt haline getirilmesi, yurt düzeyinde 12 teftiş bölgesi oluşturulması, bu örgüt içinde “Temel Eğitim Müfettişliği”, “Bölge Müfettişliği” ve “Genel Müfettişlik” kademelerinin bulunması”  önerilmiştir.

 

Ancak atılan somut adımlar neticelenmediğinden, denetimin çok başlı olması sorunu devam ederken, konu ile ilgili çalışmalar da devam edilmiştir.  Hüseyin Hüsnü Tekışık(Çağdaş Eğitim Dergisinin kurucusu) (1985) “Milli Eğitimde Teftiş ve Müfettiş Sorunu” ve Rasim Altıntaş (1985) ”Eğitimde Sistem Yaklaşımı ve Eğitimde Teftişin Yeri ve Önemi” isimli çalışmalarında ise, Bakanlık müfettişleri ile ilköğretim müfettişleri arasında organik bir bütünlük olmadığına ve ilköğretim müfettişliği ile Bakanlık müfettişliğinin birleştirilmesi halinde, bunda mevzuattan uygulamaya kadar bütünlük sağlanması gerektiğine dikkat çekerek bu birleşmede özlük hakları, görev ve yetkiler, çalışma düzenleri ve diğer etkinliklerle bir bütün olarak birleşmenin fayda sağlayacağını; öne sürmüşlerdir.

 

Konuyla ilgili dikkat çeken iki doktora tezi ise 1988 yılında Necmettin Karakaya tarafından yapılan “İlköğretimde Teftiş ve Güçlükler” ve aynı yıl Şaduman (Okcan) Kapusuzoğlu tarafından yapılan “Son On Yılda İlköğretim Müfettişlerinin Rolünde ve Teftiş Uygulamalarında Değişmeler. Bu tezlerde de genel ifadeyle:  Millî Eğitim Gençlik ve Spor Bakanlığında “Bakanlık müfettişliği” ve “ilköğretim müfettişliği” olmak üzere iki teftiş örgütünün bulunduğu, bunun örgütler ve müfettişler arasında ikilik ve farklılık oluşturduğu bu sebeple, teftişin birleştirilerek müfettişliğe yönetsel ve bilimsel özerklik kazandırılması, savunulmuştur. Yalçınkaya (1990),  Türk Eğitim Sisteminde Teftişin Bütünleştirilmesi”, Altıntaş (1992) “İlköğretimin Teftişi” ve Başaran, Karabıyık ve Bozkurt (2001), “Türk Milli Eğitim Teftiş Örgütünün Avrupa Birliğine Uyum Açısından Değerlendirilmesi” adlı çalışmalarında, denetim sisteminde bazı yapısal düzenlemelere gidilmesi gerektiği belirtmişler ve bu doğrultuda birleşmenin gerçekleştirilerek yeni bir model önerisinde bulunmuşlardır. Benzer şekilde Kayıkçı (2005) “Milli Eğitim Bakanlığı Müfettişlerinin Denetim Sisteminin Yapısal Sorunlarına İlişkin Algıları ve İş Doyum Düzeyleri” ve Memduhoğlu (2012) “Öğretmen, Yönetici, Denetmen ve Öğretim Üyelerinin Görüşlerine Göre Türkiye’de Eğitim Denetimi Sorunsalı”  isimli çalışmalarında yine bu ikili yapıyı eleştirmiş ve birleşmenin gerekliliği üzerinde hemfikir olmuşlardır.

       

Milli Eğitim Bakanlığındaki çok başlı denetimin yarattığı sorunlar ile ilgili tartışmalar bilim dünyası ile sınırlı kalmayıp TBMM’de de ister istemez konu olmuştur.  Meclis tutanakları incelendiğinde eğitimde denetim sorununun 19. Dönem 2. Yasama yılında “Öğretmenlerin İçinde Bulundukları Sıkıntıların Çarelerini ve Bu Meslek Mensuplarını Toplumda Layık Oldukları Statüye Kavuşturmak İçin Alınacak Tedbirleri Tespit Etmek Amacıyla Meclis Araştırması açılmasına İlişkin önergesi ve Meclis Araştırması Komisyonu Raporu”nda ele alındığı ve iki yapının aynı birimde birleştirilmesinin bir zaruret olduğu vurgulanmıştır.

 

Sendikalar ise bazılarına göre ağız birliği yapmışçasına birleşmeyi savunmaktadır.  Örneğin konu ile ilgili olarak Eğitim-Bir-Sen Genel Başkanı Ahmet Gündoğdu bir toplantıda aşağıdaki ifadelere yer vermiştir:

 

Eğitim denetiminde planlama ve koordinasyon eksikliği dolayısıyla eğitim denetiminin temel ilke ve stratejilerinin sağlıklı bir şekilde oluşturulamaması verimsizliğe, kaynak israfına, denetim karmaşasına yol açabilmektedir. Görev alanları aynı olmasına rağmen bu üçlü sistem arasında organik bir bütünlük bulunmamaktadır. Bu üç yapıdan, özellikle bakanlık denetçileri ile il eğitim denetmenlerinin çalışma usul ve esasları, mesleğe alınma şekilleri hemen hemen aynı iken, statü ve mali haklar açısından farklılıklar vardır. Milli Eğitim Bakanlığı’nın denetim sistemi birleştirilmelidir. Bakanlık denetçileri (bakanlık müfettişleri) ve il eğitim denetmenleri; Sosyal Güvenlik Kurumu’nda, Maliye Bakanlığı’nda, Gümrük ve Ticaret Bakanlığı’nda olduğu gibi, tek çatı altında birleştirilerek Milli Eğitim Müfettişi ve Milli Eğitim Müfettiş Yardımcısı unvanları verilmelidir”.

 

Diğer büyük sendika Türk-Eğitim-Sen ise kendi sayfasından şu talepte bulunmuştur:

 

652 sayılı KHK ile Milli Eğitim Bakanlığı bünyesinde aynı işi yapan denetim elemanları Denetçi, İç Denetçi ve Denetmen olarak adlandırılarak üç başlı denetim modeli uygulamaya konulmuştur. Uygulamada bunun pek çok sakınca yarattığı görülmekte ve yaşanmaktadır. Yaşanılan ve müşahede edilen bu sakıncaların ortadan kaldırılması için yapılacak yeni düzenlemelerde tıpkı diğer bakanlıklarda olduğu gibi, MEB’de de denetim birimleri tek çatı altında bir araya getirilerek, denetimde birlik sağlanmalıdır. İl Eğitim Denetmeni, Milli Eğitim Denetçisi ve İç Denetçi şeklindeki karmaşık 3 başlı yapı ortadan kaldırılarak,” Eğitim Müfettişliği “adıyla tek çatı altında birleştirilmelidir.Yurt düzeyinde belirlenerek, oluşturulan 15-20 Çalışma Merkezinde, her branştan denetim elamanlarınca bilimsel anlamda; rehberlik, denetim ve araştırma görevinin yapılacağı bir sistem oluşturulmalıdır.”

 

Eğitim-Sen Eğitim Denetmenlerinin sorunlarına kalıcı çözümler üretilmesini isteyen yazısında konu ile ilgili Milli Eğitim Bakanlığı eğitim hizmetlerinin niteliğinin arttırılmasını istiyorsa öncelikle denetim birimlerinin tek çatı altında örgütlenmesini sağlamalıdır. Eğitim denetmenleri (müfettişleri) ile Bakanlığa bağlı ya da diğer bakanlıklara bağlı müfettişler arasındaki özlük ve mali farklar giderilmeli, denetim birimleri arasındaki isimlendirme dahil tüm adaletsiz uygulamalar kaldırılmalıdır. Bu yapılırken, müfettiş seçiminde belirleyici olan siyasi-ideolojik kriterler değil, liyakat ve mesleksel gelişim olmalı, seçimin demokratikleştirilmesi ve şeffaflaştırılması sağlanmalıdır. Şeklinde görüş bildirmiştir. Ayrıca yine Eğitim sen tarafından gerçekleştirilen Demokratik Eğitim Kurultayında konuya ayrıca yer vermiş, ulusal eğitim örgütü içindeki ikili denetim yapısının ivedilikle “tek” e indirilmesini savunmuştur.

 

Eğitim İş sayfasından eğitim müfettişlerinin sorunlarına sahip çıkıyoruz başlığı altındaözetle; Denetimde kaynak savurganlığının önlenmesi, etkililiğin ve verimliliğin artırılması için bakanlığımızda denetim birimleri birleştirilerek tek çatı altında toplanmalı,eğitim müfettişliği unvanı geri verilmeli, kamuda çalışan diğer müfettişlerle özlük ve mali farklılıkları giderilmeli,mesleğe alınmada öğretmenlik esas olmalı, eğitim alanlarına göre uzmanlaşma olanağı sağlanmalı ve adaletsiz uygulamalara son verilmeli,sistemin açıklık özelliğini artırıcı ölçme ve değerlendirme ölçütleri geliştirilmelidir.” demektedir.

 

Aktif Eğitim Sen bir süre önce denetleyen ve denetlenenin mutluluğuna vurgu yapan yazısında özetle; Denetimde verimliliğin arttırılması, kaynak israfının önlenmesi, yönetim ve denetim birimleri arasında koordinasyonun sağlanması için, çok başlı denetim birimlerinin eşit koşullarda tek çatı altında birleştirilmesi, denetimin (daha) bağımsız hale gelebilmesi, denetim faaliyetlerinde uzmanlaşmanın sağlanabilmesi, denetim çalışmalarında güvenilirliğinin artması için denetim yapılanmasının merkez teşkilatına bağlı çalışma bölgeleri (bölge müfettişliği) şeklinde düzenlenmesi, şeffaflık ve hesap verilebilirlik niteliğini arttıracak, sistem ve kurum bazında objektif performans ölçme ve denetimde kırtasiyeciliği azaltacak e-denetim uygulamasına geçilmesi, ülke genelinde uygulanmak üzere denetim standartlarının belirlenmesi, Milli Eğitim Müfettişlerinin belirli alanlarda uzmanlaşmasını sağlayacak yapısal/yasal düzenlemelerin en kısa sürede hazırlanması gerekmektedir. Hedeflenen ideal yapıyı oluşturabilmek için bu çalışmaların akademisyenlerden, bakanlık bürokratlarından, denetim birimlerinden, denetlenen kurumlardan ve denetim personelinin üyesi olduğu meslek kuruluşlarından temsilcilerin katılacağı bir/birkaç çalışma grubuna yaptırılması çok daha isabetli olacaktır. Şeklinde görüş bildirmişti.

 

Görüldüğü üzere bilimsel literatür, meclis tutanakları, beş büyük sendikanın söylemleri hep aynı yöndedir. Nihayet bilimin kullandığı bir yöntem olan kamuya açık anketlerde de durum pek farklı değildir. Konunun ağız birliği şeklinde açıklanmaya çalışılmasını sizlerin takdirine bırakalım. Zira her kesimden insanların ortak söylemleri ağız birliği şeklinde değil aklın yolunun birliği şeklide düşünülemez mi?

 

Belki Postmodern eğitim girişimleri yine postmodern yaklaşımı bünyesinde barındıran bir denetim mekanizması ile taçlandırılır, mevcut müfettiş algısı değişime uğrar…

 

 

Adnan UÇKUN

Müfettişler Derneği Başkanı

Bu haber 1793 defa okunmuştur.

Delicious  Facebook  FriendFeed  Twitter  Google  StubmleUpon  Digg  Netvibes  Reddit
Mersin-Antalya yolunda yeni aşama…21 Ekim 2017

Sponsor Alanı

REKLAM ALANI 

ANKET

ANAMUR OKULLARINDA SERBEST KIYAFET UYGULANSIN MI?




Tüm Anketler

Sponsor Alanı

0cak - 2012 / Her Hakkı Saklıdır / Kaynak gösterilip, sitemizin ilgili sayfasına link verilerek alıntı yapılabilir. Yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir-Site ticari olmayıp, kütüre hizmet eder.
RSS Kaynağı | Anasayfa | İletişim

(c)2012 Anamur Sedir