anamursedir-anamur dergi
ANASAYFA HABER ARA FOTO GALERİ VİDEOLAR ANKETLER SİTENE EKLE RSS KAYNAĞI İLETİŞİM

Sponsor Alanı

  REKLAM ALANI

Anamur SEDİR

Anamur SEDİR 1993-1994

   -Aralık   1993  1. Sayı
   -Ocak    1994  2. Sayı
   -Şubat   1994  3. Sayı
   -Mart     1994  4. Sayı
   -Mayıs   1994  5. Sayı

MAKİ DERGİSİ

MAKİ DERGİSİ-105

Saat

Ana Menü

Ziyaretçi Bilgileri

»Aktif 93  
»Bugün 527  
»Toplam 5487275  
Sayın Ziyaretçimiz
»IP'niz | 18.204.2.53
» Bu sitemizi ziyaretiniz

HAVA DURUMU

ANAMUR

Sponsor Alanı

Mevsim güze dönerken

Hüseyin ŞİNASİ

24 Ağustos 2019, 14:27

Hüseyin ŞİNASİ

 

               

 

Ağustos ayının son haftalarındayız artık. Bugünlerde Anamur’da hava oldukça sıcak ve bir o kadar da nemli. Eskiler, Ağustos’un 15’inden sonrasını, yazın sonu ve  güzün başı sayarlar. Zira bugünlerden itibaren kurak toprağa yeniden su yürümeye, tohum yeniden canlanmaya başlar. Halk tabiriyle güz mevsimi yaprak dökümü ve bağ bozumu olarak adlandırılır.

 

Doktorlar, sıcak ve nemli havanın çocuklara, yaşlılara, astım, nefes darlığı gibi rahatsızlıklar yaşayanlara, hamilelere iyi gelmediğini, dışarı çıkmamaları, serin yerlerde bulunmaları tavsiye ederler.

 

Anamur coğrafi olarak çok özel bir konuma ve iklime sahiptir. Bu iklim şartları Anamur’da sıcak iklim kuşağına ait meyve ve sebzelerin yetişmesini sağlar. Örneğin muzun anavatanı Güneydoğu Asya’dır. Oradan dünyanın her tarafına yayılmış ve 1800’lü yıllardan itibaren Anamur’da da yetiştirilmeye başlanmıştır. Muz’un Anamur’a gelişi Beyrut ve Mısır’a ticaret amacıyla gidip gelen tüccarların merakıdır. Bugün yerli muz Anamur adıyla bilinmekte ve üretilmektedir. Bu anlamda Anamur muzu bir markadır. Ve Anamur için muzun ekonomik değeri çok yüksektir. Ülkemizin yıllık muz tüketimi 700 bin ton civarında olup bunun 370 bin tonu Anamur, Bozyazı ve Gazipaşa bölgelerinde üretilmektedir. Elbette başka bölgelerde de muz üretimi yapılmakta, ancak Anamur muzunun tadına, kalitesine ulaşması mümkün değildir. O nedenle Anamur’a muzun başkenti denmiştir. Benzeri bir durum çilek için de söz konusudur. Anamur ve çevresinde çilek üretiminin uzun bir geçmişi olmamasına rağmen üretimi, pazarlanması ve kalite bakımından çok iyi bir yol almıştır. Çilek üretimi dar gelirli, küçük aile tipi üretim ile çok önemli bir gelir kaynağıdır. Ama çileğin işi muza göre zor ve zahmetlidir. Çilek üretimi için hazırlıklar Temmuz ayında başlar, Eylül Ekim gibi çilek fideleri toprakla buluşur, ilacı, sulaması, bakımı, toplanması derken gelecek yılın Haziran ortalarına kadar koşuşturma devam eder. Çilek diğer ürünlere göre çok hassas ve naziktir. Toplandıktan sonra hemen pazarlanması ve tüketim merkezilerine ulaştırılması gerekir.

 

Evet, hava sıcak ve nemli. Ama muz için, çilek için, meyve sebze için, turfanda üretim için bu sıcaklara katlanmak gerekiyor. İşte çileciler de yeni sezon için hazırlıklara çoktan başladılar. Sıcağa, kızıl güneşe inat, gölgeliklerde binlerce çilek kesesi toprakla dolar, fideler aşılanır. Tarla sürülür, setler hazırlanır. Hazırlanan her fide, her set gelecek dönem için taze bir umut ve paradır. Alınacak para çocukların okul masrafı, evin eksik gedikleri, eşyaları, kapısı, penceresidir.

 

Geçtiğimiz günlerde bir arkadaşla sohbet ederken, bir Ziraat Mühendisinin ifadesine göre, Anamur’da bir yılda 20 bin ton gübre ve ilaç kullanılıyormuş. Bunun anlamı Anamur’da 20 bin ton gübre ve ilaç toprağa ve yeraltı sularına karışıyor demektir. Diğer taraftan çevreye yayılan ilaç ve gübre atıkları telafisi mümkün olmayan felaketlere neden oluyor. İnsanlar, hayvanlar ve bitkiler bu olumsuz çevre faktörlerinden etkileniyor. Bu açıdan insanlar daha fazla muz ve çilek üretimini düşünürlerken insan, hayvan ve bitki sağlığını da göz ardı etmemeleri, ilgili kurumların da bu konuda üzerlerine düşün görevleri layık olduğu şekilde yapmaları gerekiyor.

 

Unutmayalım ki insan eliyle tahrip edilen çevrenin tekrar eski haline gelmesi çok uzun zaman alıyor. Önemli olan doğal çevreyi kirletmeden, tahrip etmeden kullanmak ve üretmek. Son bir not Bozyazı’da 2007 yaz aylarında yanan bir tepelik aradan bunca zaman geçmesine, ağaçlandırılmasına rağmen hala yeşermedi, karaçam, kızılçam fidanları kendini gösteremedi. Bir çam kırk elli senede ancak yetişiyor.     

 

 

Bu haber 48 defa okunmuştur.

Delicious  Facebook  FriendFeed  Twitter  Google  StubmleUpon  Digg  Netvibes  Reddit
KIRMIZ ÇİZGİLER PEMBELEŞİRKEN TÜRKÇE DE BOZULUYOR17 Eylül 2019

Sponsor Alanı

Sponsor Alanı

REKLAM ALANI 

ANKET

ANAMUR OKULLARINDA SERBEST KIYAFET UYGULANSIN MI?




Tüm Anketler

0cak - 2012 / Her Hakkı Saklıdır / Kaynak gösterilip, sitemizin ilgili sayfasına link verilerek alıntı yapılabilir. Yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir-Site ticari olmayıp, kütüre hizmet eder.
RSS Kaynağı | Anasayfa | İletişim

(c)2012 Anamur Sedir