anamursedir-anamur dergi
ANASAYFA HABER ARA FOTO GALERİ VİDEOLAR ANKETLER SİTENE EKLE RSS KAYNAĞI İLETİŞİM

Sponsor Alanı

  REKLAM ALANI

Anamur SEDİR

Anamur SEDİR 1993-1994

   -Aralık   1993  1. Sayı
   -Ocak    1994  2. Sayı
   -Şubat   1994  3. Sayı
   -Mart     1994  4. Sayı
   -Mayıs   1994  5. Sayı

Saat

Ana Menü

Ziyaretçi Bilgileri

»Aktif 39  
»Bugün 453  
»Toplam 3665003  
Sayın Ziyaretçimiz
»IP'niz | 54.224.18.114
» Bu sitemizi ziyaretiniz

HAVA DURUMU

ANAMUR

Dost Siteler

www.anamurunsesi.com

 

Sponsor Alanı

BİR ANI; GURUR

Nilgün ÖZTÜRK

12 Ekim 2014, 08:00

Nilgün ÖZTÜRK

                              BİR ANI; GURUR

Memleketim kan ağlıyor, onlarca şehite memleketim yas tutuyor. Şehit anaları için için yanıyor. Ama hepsinin başı dik hepsi mağrur. Şehit anası, şehit babası olmanın gururunu taşıyorlar. ''Vatan sağolsun'' diyorlar. Kim saracak onların yarasını bilmiyorlar; bilemiyorlar. Canlarından can koptu, en büyük acıyı yaşadılar.

Bizler bu acılarla kahrolurken, vatan nasıl sağ olur...Bugün kaç şehit vereceğiz diye korkarak televizyona bakarken vatan nasıl sağ olur, onu bilmiyorlar, kimse bilmiyor..

Ben anarşinin en yoğun olduğu dönemlerde ortaokul yıllarındaydım. Gün geçmezdi olaysız. Kaç kez gözümün önünde gençler birbirlerini bıçakladılar. Kaç arkadaşımızı polis tutukladı hatırlıyorum, dün gibi. Fakat hemen yanıbaşımızdaki olaylarda bile polisle hiç muhatap olmadım. Çabuk hissederdim zararın nasıl geleceğini ve hemen ya müdürün ya da öğretmenler odasının olduğu kata çıkardım. Bir gün ders zilinin çalmasını beklemek üzere sıradayız. Tam o anda arkadan bir slogan atıldı, karşı taraf başka bir sloganla karşılık verdi. Gerisini tahmin edin. Tam bir kaos. Bana göre rezillik. Zıpladığım gibi merdivenleri kendimi bir sınıfa attım. Ben şimdi hep kendimden bahsediyorum ya, benim gibi düşünen elbette başka arkadaşlarımda vardı. Sonra sınıfın penceresinden seyretmeye başladık. Kaç kişiyi götürdü polis hatırlamıyorum. Babamın beni günlerce okula götürüp, çıkışta aldığını bilirim.

Bir gün ders esnasında müdür yardımcısı sınıfa girdi pat diye. Bizlere birer kâğıt dağıttılar. Kâğıtta, şüphelendiğimiz kişiler varsa onların isimlerini yazıp müdüriyete teslim etmemiz talimatı vardı. Aynen şunları yazdığımı dün gibi hatırlıyorum.''Şüphelileri sizler bizlerden daha iyi bilirsiniz''...Teneffüs arasında herkes elindeki kâğıdı teslim etti. O zamanki çocuk aklımla bunun idarenin fikri olduğunu düşünmüş ve çok kızmıştım. Derslerle boğuşurken birde bunlarla mı uğraşacaktık? Ama şimdi anlıyorum ki bu polisin fikriymiş. 2.dersin sonuna doğru ben ve bir kaç kişinin adı anons edildi ve teneffüs arasında müdüriyet'e gitmemiz emrolundu. 

 
         Bana neden böyle yazdığım sorulunca ''yalan mı öğretmenim, sizlerin bilmediğini biz mi bileceğiz''dedim. Müdürün sağında duran adamın hafifçe gülümsediğini fark ettim o zaman. Yanımdakiler müdürün karşısında elpençe divan dururken, benim ukalaca verdiğim cevap hoşuna gitti galiba. Odadan çıkarken ''bunu bizim teşkilata almak lazım''diye mırıldandığını duydum.
 

Polis miydi ne?

İşte benim kuşağım bu günleri gördü. Çocuklarım bunları yaşamadı diye sevinirken, tarih tekerrür etmeye başladı. Kral aynı, vezir aynı, kale de aynı ama piyonlar farklı. Hızlı olanın kazandığı dönem. Türkiye’m bir adım ilerleyince üç adım geri götürmeye çalışıyorlar. Bu oyun yıllardır aynı.

Canım Türkiye’m uyan, uyan gaflet uykusundan. Ama bu uyanışta akıllı, zeki ve çevik ol. Adımlarını sükûnetle at. Metanetli ol. Tarihine bak. Osmanlıyı savaşarak yıkamayacaklarını anlayanlar; kaleyi içten yıktılar. Aynı oyunlara alet olma. Bu işler eline bayrak alıp caddelere dökülmeyle değil, vatanını kendi evin gibi görme güdüsüyle olur. Bir düşünün evinizi dışarıdan gelecek bir zarara ve hırsıza karşı nasıl koruyorsunuz. Vatanınızı da aynen öyle koruyun. Eviniz gibi.

Haberleri seyretmeye korkuyorum.

Acaba bugün şehit var mı?

Kalbim acıyor, yüreğim yanıyor. O acılı annelerin, babaların hissettiklerini hissetmeye çalışıyorum. Ama ateş düştüğü yeri yakar derler.

Gözümden iki damla yaş geliverdi birden, sonra iki damla daha ve ağladım doyasıya...

Sizler sıcacık yuvalarınızda, o fidanlar dağlarda, şehit oldular, şehit oldular, şehit oldular...

Bu acıya yürek dayanmaz.

Dik tut başını şehit anası.

Dik tut başını şehit babası.

Sana bu acıları yaşatanlar elbette daha büyük acılar yaşayacaklar.

VATAN SAĞOLSUN...

Nilgün ÖZTÜRK

Şair

nilgunozturk33@hotmail.com

Bu haber 1209 defa okunmuştur.

Delicious  Facebook  FriendFeed  Twitter  Google  StubmleUpon  Digg  Netvibes  Reddit
ŞİİR KİTAPLARI NİÇİN AZ SATILIYOR?15 Kasım 2017

Sponsor Alanı

REKLAM ALANI 

ANKET

ANAMUR OKULLARINDA SERBEST KIYAFET UYGULANSIN MI?




Tüm Anketler

Sponsor Alanı

0cak - 2012 / Her Hakkı Saklıdır / Kaynak gösterilip, sitemizin ilgili sayfasına link verilerek alıntı yapılabilir. Yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir-Site ticari olmayıp, kütüre hizmet eder.
RSS Kaynağı | Anasayfa | İletişim

(c)2012 Anamur Sedir