anamursedir-anamur dergi
ANASAYFA HABER ARA FOTO GALERİ VİDEOLAR ANKETLER SİTENE EKLE RSS KAYNAĞI İLETİŞİM

Sponsor Alanı

  REKLAM ALANI

Anamur SEDİR

Anamur SEDİR 1993-1994

   -Aralık   1993  1. Sayı
   -Ocak    1994  2. Sayı
   -Şubat   1994  3. Sayı
   -Mart     1994  4. Sayı
   -Mayıs   1994  5. Sayı

MAKİ DERGİSİ

MAKİ DERGİSİ-105

Saat

Ana Menü

Ziyaretçi Bilgileri

»Aktif 50  
»Bugün 1989  
»Toplam 4232869  
Sayın Ziyaretçimiz
»IP'niz | 54.196.31.117
» Bu sitemizi ziyaretiniz

HAVA DURUMU

ANAMUR

Sponsor Alanı

Anamur-Bozyazı kapalı devre sulama sistemi…

Hüseyin ŞİNASİ

25 Haziran 2016, 12:06

Hüseyin ŞİNASİ

                                                           

 

 

Yıllar önce, Nazilli Öğretmen Lisesinde öğrenim görürken, okul kütüphanesine ve kitaplara karşı aşırı bir ilgim vardı. Dersler bittikten sonra veya tatil günlerinde okul arkadaşlarımız çarşıya çıkar, kaçak köçek kahvelere gidip oyun oynarlarken, kütüphanede vakit geçirmek tercih ederdim. Çeşitli türdeki kitapları karıştırmak, oturup bir kısmını okumak hoşuma giderdi. Bunun faydasını ileriki zamanlarda çok gördük.

İlk makale denemelerimiz de o tarihlerde, okul duvar gazetelesine yazdığımız yazılarla başlar. Roman, hikâye ve deneme türlerindeki çalışmalarımızı bir deftere kurşun kalemle yazıyor, düzeltmek istediğimiz yerleri silip yeniden yazıyorduk.

İlk romanımızı yine öğretmen lisesi son sınıfında iken yazıp, bir arkadaşımıza daktilo yaptırmıştık. Daha sonra Konya’da bir yayınevi tarafından yayınlanıp dağıtımı gerçekleştirildi. Daha sonra yüksel okulda iken hikâye, deneme ve roman türünde çalışmalarımız devam etti. Ancak yayınlanma durumu olmadı. Belki yüksek okuldan sonra Ankara’da kalsaydık durum daha farklı olabilirdi.

Kütüphanede bir kitaptan öbürüne gidiş gelişmelerimiz sırasında Rahmetli Hamdi Mert tarafından yazılmış “Bizi Yaşatanlar” adlı roman dikkatimi çekmişti. Romanda ağırlıklı olarak o vakitler küçük bir köy olan Bozyazı’nın gelişmesi, kalkınması için yapılan fedakârlıklar, çalışma ve gayretler anlatılıyordu.    

Bir süre önce görüştüğümüz bir dostumuz, Anamur’da ilk sulama kanalının, yüz-yüzelli yıl önce Rum Beyleri tarafından yaptırıldığını, hatta bu beylerden birinin mezarının, Köprübaşı köyündeki eski köprü yakınlarında olduğunu söylemişti.

Tam bu noktada bir ekleme daha yapalım.

Anamur şehir merkezinde şimdilerde trafiğe kapatılan ve belediye meclisi tarafından adı “Muşrup Sanat Sokağı” olarak değiştirilen Bankalar Caddesinde eski kaymakamlık binasının yerinde 1930’lara kadar Rumlara ait bir kilise varmış. Kilisenin önündeki kutsal sayılan su,  zaman zaman tartışmalara konu olmuş, arada çetin kavgalar yaşanmış.

Şimdiki Ziraat Bankasının altındaki Saray Mahallesinde Rumlar yaşarmış. Lozan Antlaşmasındaki mübadele maddeleri nedeniyle Rumlar ve Ermeniler Anamur’dan ayrılmış, yerlerine gerek göçlerle, gerekse dağlık köylerden veya başka kentlerden gelip yerleşenler evlerin ve bahçelerin yeni sahipleri olmuş.

   Anamur ve Bozyazı’nın hayat tarzındaki değişiklikler sulama kanallarının devreye girmesiyle başlar.  Ancak asıl gelişme beton kanal sistemlerinin, bundan altmış yıl önce hizmete girmesiyle hızlanır. Anamur ve Bozyazı’da kullanılmaya başlanan beton sulama kanal ve kanaletlerin geçtiği yerler hızla değişmeye ve gelişmeye başlarken; su sıkıntısı çeken köyler, araziler, gözden düşmüş, tenhalaşmış ve boşalmışlardır.

Anamur ve Bozyazı’nın gelir seviyesinin yüksek olmasından söz edilir. Bu durum biraz da suyun, iklim şartlarının ve coğrafi konumun sağladığı avantajlardır. Aslında Anamur ve çevresi turizm açısından da çok önemli potansiyele sahiptir. Nedense doksanlı yıllardan itibaren tercih, başta muz ve çilek olmak üzere turfanda meyve ve sebze üretiminden yana kullanılmıştır. O nedenle Anamur, Bozyazı ve çevresi için sulama sistemlerinin önemi büyüktür.

Anamur ve Bozyazı’da DSİ tarafından yapılan sulama kanalları sulama birlikleri tarafından işletilmekte ve her yıl kırılan, dökülen, yıkılan bölümlerinin tamiri için büyük masraflar gerekmektedir. Belki birkaç senenin masrafları ile kapalı devre sulama sistemini tesis etmek bile mümkün olabilir. Elbette mevcut sulama kanallarının işletilmesi ve yeni tesis edilecek kapalı devre su sisteminin vatandaşa belli bir külfeti olacak. Bağında bahçesinde, tarlasında suyu kullananlar belli bir bedel ödeyecek.

Bu durum ileride nasıl bir sonuca doğru gidecek şimdiden kestirmek çok zor. Ancak büyük, küçük bütün su kaynaklarının özelleştirilerek, şirketlerin ticari malı haline gelmesi mümkündür. İşte asıl kıyamet o zaman kopacak, su kavgaları yaşanmaya başlanacaktır. Bilim adamları bundan sonraki savaşların su yüzünden çıkacağını yazıp çiziyorlar.

Bundan önce yayınlanan yazılarımızda Anamur ve Bozyazı için kapalı devre sulama sisteminin gereğinden söz etmiştik. Alaköprü Barajında toplanan su nihayet Kıbrıs’a ulaştı. Fakat bunca büyük masraf ve emekle Kıbrıs’a ulaşan su, içme suyu ve tarımsal sulamada kullanılması için gereken tesisler tamamlanmayınca öylece kaldı. Kullanılamıyor. 

Geçtiğimiz günlerde Alaköprü Barajı Anamur Sulama Sistemi ile ilgili çok önemli gelişmeler oldu. 10 Haziran 2016 tarihinde sulama sisteminde kullanılacak boruların temini ihalesini kazanan şirketlerle, DSİ arasında sözleşme imzalandı. Bundan sonraki aşama Genel Yapı – Abu İnşaat tarafından boruların döşenmesi ve sistemin devreye girmesi olacak. Şirketlerin yakın zamanda çalışmalara başlayacağı ifade ediliyor. Projenin ne zaman tamamlanacağı konusunda bir şey söylemeyelim.  Ama sözleşmelerin yapılması, şantiye kurma çalışmaları bile önemli bir adım sayılır.   

 

Bu haber 556 defa okunmuştur.

Delicious  Facebook  FriendFeed  Twitter  Google  StubmleUpon  Digg  Netvibes  Reddit
Mavi Kelebeklerin Hikâyesini Bilir Misiniz?11 Temmuz 2018

Sponsor Alanı

Sponsor Alanı

REKLAM ALANI 

ANKET

ANAMUR OKULLARINDA SERBEST KIYAFET UYGULANSIN MI?




Tüm Anketler

0cak - 2012 / Her Hakkı Saklıdır / Kaynak gösterilip, sitemizin ilgili sayfasına link verilerek alıntı yapılabilir. Yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir-Site ticari olmayıp, kütüre hizmet eder.
RSS Kaynağı | Anasayfa | İletişim

(c)2012 Anamur Sedir