anamursedir-anamur dergi
ANASAYFA HABER ARA FOTO GALERİ VİDEOLAR ANKETLER SİTENE EKLE RSS KAYNAĞI İLETİŞİM

Sponsor Alanı

  REKLAM ALANI

Anamur SEDİR

Anamur SEDİR 1993-1994

   -Aralık   1993  1. Sayı
   -Ocak    1994  2. Sayı
   -Şubat   1994  3. Sayı
   -Mart     1994  4. Sayı
   -Mayıs   1994  5. Sayı

MAKİ DERGİSİ

MAKİ DERGİSİ-105

Saat

Ana Menü

Ziyaretçi Bilgileri

»Aktif 137  
»Bugün 395  
»Toplam 4341640  
Sayın Ziyaretçimiz
»IP'niz | 54.198.126.110
» Bu sitemizi ziyaretiniz

HAVA DURUMU

ANAMUR

Sponsor Alanı

"SARI YAYLAM" TÜRKÜSÜNÜN PEŞİNDE-2

Hüseyin DENİZ

13 Haziran 2018, 09:41

Hüseyin DENİZ

“SARI YAYLAM” TÜRKÜSÜNÜN PEŞİNDE -2

 

“Sürmeli palazını avlayamadım, tor iken”

Türküyü Silifke’ye bağlayan dizelerden birisi de budur. Çünkü oyunlarında ve ezgilerinde keklik motifini en çok kullanan kentimiz Silifke’dir. Silifkeli çalgıcılar klarneti keklik gibi öttürürler. Oyunlarında kekliklere öykünme bol miktarda vardır. ve “Kekliği düz ovada Silifkeliler avlayıp kanadına sarı lirayı Silifkeliler bağlar.”

Yörük kısmı keklik beslemeye pek meraklıdır. Keklik kısmı yavrularını bırakıp kaçmaz. Bu yüzden henüz uçamayan yavru palazları yakalamak çok kolaydır. Yani şahin yavrusu yakalar gibi uçurumlara tırmanmaya falan gerek yoktur. Her ulusun bir güzel anlayışı vardır. Yörük kısmı da kuşlar içinde kekliği güzel bulur. Sevdiğini de ona benzetir. Çünkü keklik kırmızı ayakları ve gagası, çilli telekleri ile pek güzel bir hayvandır. Ötüşü de duruşu da güzeldir. Çiftleşme zamanında erkek de dişi de karşılıklı pek güzel öter. Güzel de kur yaparlar. Tavuk, bıldırcın gibi hayvanları beslemeye pek elverişli olmayan Yörük yaşantısı keklik beslemeye elverişlidir.

Bu dizede geçen “tor iken” sözü yakımcının “palaz” sözcüğüne özel anlamlar yüklediğini gösteriyor. Palaz burada gönlünü edemediği tor bir kıza göndermedir bizce. Haydi biraz da hayal kuralım: Kız bu gence yüz vermemiştir. Genç birkaç defa konuşmaya teşebbüs etmişse de kızın gönlünü alacak kadar uzun süreli konuşamamıştır. Çünkü kız yeni yetişip gelmekte olduğundan ürkektir.

“Sende bu güzellik de bende bu gençlik var iken”

“Alırım ahtımı koymam yar sende”

Burada sözü edilen çiftten erkek olan genç, kız olan ise güzeldir. Türkü erkeğin ağzından yakılmıştır. Burada gönül konularından açık seçik ve ayrıntılı olarak söz edilmemiştir. Zaten Yörüklerde aşk uluorta ve hızlı değil, gizli gizli ve ağırbaşlı yaşanır. Burada gencin bir ömür boyu sürse bile aşk davasının takipçisi olacağını fark ediyoruz. “Aht” sözcüğünün anlamı “iki kişi ya da toplum arasında yapılmış sözleşme”dir. Yörükler arasındaki anlamı ise “ölümüne bile olsa dönülmeyecek, mutlaka yerine getirilecek söz”dür. Bu metindeki anlamı “beklenti, yemin, ant”tır. Yani yakımcımız sevdiğine “Sende bu güzellik, bende de bu gençlik var oldukça, seni almak için elimden geleni yaparım.”diyor.

Bu söz, Yörük tayfasının bir özelliğini de bize anlatıyor: Ahde vefa. “Yiğidin sözü demire kertidir” diyen atalar, yiğit insanın en önemli özelliği olarak “sözünde durma”yı kabul eder.  Kişi oğlu yoksul olabilir, çil çopur da olabilir. Yoksulluk zaten Anadolu insanının ayırt edici özelliğidir. Bunların hiçbiri insanı yiğitlikten alıkoymaz. Ya ne alıkoyar? Sözünün arkasında durmaması. Kalleş ve yalancı olması.

 

***

 

“Göçer Yörükler de boz koyaklar yurt olur”

Bazen bir tek sözcüğün arkasında koca bir medeniyet gizlenir. Eğer bu doğruysa “Yörük Göçü” kavramının da arkasında kitaplar dolusu bilgi ve yüzyıllar boyu süren bir yaşam tarzı yatar. Yörüklerde göç, bir çeşit şenliktir, kutlamadır. Baharın ucu gözüktü mü Yörüğü hiç kimse tutamaz sahilde. “Ver elini yaylam” der de yekinir Yörük kısmı. Yiyip içerek, konup göçerek on on beş günde çıkar yaylaya. Yörük kısmının bedenini serin serin yalayıp durmalıdır yel. O, dağların sevdalısıdır. Bir ağaç dibine oturup sırtını ağaca yasladı mı en büyük mutluluk budur onun için.

Bazı toplumlar deniz toplumu, bazıları da kara toplumudur. Yörük tayfasının bence denizle ve suyla başı pek hoş değildir. Sahilin Yörükleri ömürlerini deniz kıyısında, çay kıyısında tüketirler de ne denize girerler, ne de çaydan balık tutup yerler. Onların işi keklik, güvercin ve geyiklerledir. Anlatırlar ki deniz ve yosun kokusu deniz adamını çekermiş. Eğer öyleyse dağların kokusu da Yörük tayfasının aklını başından alır. Dağlarda kırlarda çeşit çeşit ağaçlar, otlar biter ve insan o ağaçların, otların kokusunun tiryakisi olur.

 

                                 -SÜRECEK-

 

                                                      Hüseyin DENİZ

Bu haber 400 defa okunmuştur.

Delicious  Facebook  FriendFeed  Twitter  Google  StubmleUpon  Digg  Netvibes  Reddit
Hastanede ortalık toz duman…18 Ağustos 2018

Sponsor Alanı

Sponsor Alanı

REKLAM ALANI 

ANKET

ANAMUR OKULLARINDA SERBEST KIYAFET UYGULANSIN MI?




Tüm Anketler

0cak - 2012 / Her Hakkı Saklıdır / Kaynak gösterilip, sitemizin ilgili sayfasına link verilerek alıntı yapılabilir. Yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir-Site ticari olmayıp, kütüre hizmet eder.
RSS Kaynağı | Anasayfa | İletişim

(c)2012 Anamur Sedir