anamursedir-anamur dergi
ANASAYFA HABER ARA FOTO GALERİ VİDEOLAR ANKETLER SİTENE EKLE RSS KAYNAĞI İLETİŞİM

Sponsor Alanı

Anamur SEDİR

Anamur SEDİR 1993-1994

   -Aralık   1993  1. Sayı
   -Ocak    1994  2. Sayı
   -Şubat   1994  3. Sayı
   -Mart     1994  4. Sayı
   -Mayıs   1994  5. Sayı

MAKİ DERGİSİ

MAKİ DERGİSİ-105

Saat

Ana Menü

Sponsor Alanı

 

Ziyaretçi Bilgileri

»Aktif 45  
»Bugün 210  
»Toplam 14152840  
Sayın Ziyaretçimiz
»IP'niz | 3.238.121.7
» Bu sitemizi ziyaretiniz

HAVA DURUMU

ANAMUR

BİR GEZİNİN ANLATTIKLARI

Fatma ÖZDENİZ

23 ?ubat 2016, 00:39

Fatma ÖZDENİZ

             BİR GEZİNİN ANLATTIKLARI

 

        Vatanına, vatandaşına, bayrağına bağlı olup,

        ATATÜRK’ ün izinde gidene ne demeli?

        Yardım sevenler demeli,

        Anamur’un güzide hanımefendileri,

        Bir araya gelerek elele vermişler.

        Oluşmuş Yardım Sevenler Derneği.

        İşi yardımdır,

        Yardım edenler sayesinde,

        Yanındadır yetimin, fakirin, öğrencilerin.

        Duymaz kimse yardım edilenleri,

        Korurlar insan onurunu,

        Zoraki değildir yardımlar,

        Gönülden, yürekten kopanlardır.

        Fedakârdır başkanları, yardımcıları, üyeleri.

        Ücretli sanmayın sakın yanılırsınız,

        Baş koymuşlar bu yola.

        Hepsi birer fedai,

        Başkanları ise:

        Yılların eskitemediği bir öğretmen.

        Yüksel Yavuz Kaplan.

        Mümtaz bir insan.

        Yardımcıları, üyeleri de aynen

        İnsanları gezdirip, eğlendirerek,

        Zenginleştirirler bütçelerini

        Kimlere yardım ederler: şu an itibari ile 50 ye yakın üniversiteliye, orta öğretim öğrencilerine, böbrek ve kanser hastalarına, acil halk ihtiyaçları ( aniden zor durumda kalıp başvuranlara).

        Yardım sever halkın, esnafların ve belediyenin katkıları daimi gelir kaynaklarıdır.

        İşte bir gezi daha:

        Ermenek’e ;

        Güneşin karanlığı kovduğu, sabahın ilk saatlerin de Yeşil Anamur’dan Akdeniz’e el sallayarak düştük yollara. Çeltikçi, Ferizler, Kaşdişlen, Malaklar, Bahşiş, Alaköprü tarihi duruşu ile karşıladı bizi.

        Kömür madeninin bulunduğu Vinç çınar ağaçlarıyla karşıladı bizleri.

        Çam kokuları arasından Anamur’u susuzluktan kurtaran Pınarlar’ı da görerek Kuru Ağaç’tan geçtik, Koca Dönme’ye, Kaş Yayla’sından kuşbakışı baktık Anamur’a…

        Çıktık Toros’ların zirvesi Sualmaz’a. (halk dilinde soğolmaz) Sedir, ladin, ardıç ağaçları tüm güzellikleri ve enfes kokuları ile hışırdayarak karşıladılar .

        Abanoz Yayla’sında nefis kahvaltı keyfi yaptıktan sonra;Killik, Meteris, Kervan elma bahçeleri ile göründü. Serin havayı iyiden iyiye hissetmeye başladık.

        Derken Taşoluk göründü. Akpınar Yaylası başkasını bilmem ama ben çocukluğuma döndüm. Akpınar oluğundan güğümlerle, tenekelerle, hatta su kabaklarıyla, helkelerle evimize taşıdığımız sular(1960 lı yıllar).

        Çandır, derken ceviz, nar, iğde ağaçlarının süslediği Kazancı karşıladı bizi. Nihayet Ermenek’e vasıl olduk.

        ERMENEK Karaman iline bağlı bir ilçedir. Kentin tarihteki adı Germenikopolis’tir. Kimi zaman da Ermanak (YÜKSEKLERDE YAŞAYAN YİĞİT İNSANLAR ÜLKESİ) diye anılan ilçe Karamanoğulları Beyliğine başkentlik yapmıştır.

        Toros’ların zirvesine, Göksu Nehri’nin kıyısına yerleşmiştir

        Büyük İskender’le başlayan devre ait onlarca antik kent ve yerleşim yerlerinin kalıntıları vardır. Hitit, Makedonlar, Romalılar medeniyetlerini de yaşamıştır

        Dünyanın önemli mağaralarından MARASPOLİS bu ilçededir.

        Ermenek kalesi, barajı görülmeye değer.

        Yöresel tatları, ürünleri vardır: Yerli düğürcüğü ile yapılan batırması, arabaşı çorbası, pastırması, cevizli şeker sucuğu, pekmez helvası, pekmezi, üzümü, cevizi, domates kurusu, kuru keşi (kuru çökelek), bazlaması, gözlemesi, yufkası daha birçok yöresel ürünleri emsalsizdir.

        Ermenek şiirlerle de anlatılmış:

 

        Bir irem bağıgır belli adından,

        Elması, armudu yenmez tadından,

        Pekmez kaynat Ermenek’in dudundan,

        Ayva hevenk hevenk nar hevenk,

        Bahar gelir gül gülistan görülür,

        Yaz gelince ekinler derilir.

        Güz gelince nar dalında yarılır,

                                      Ahmet Turan Şentürk

 

        Ermenek içinde bir tur atıp barajı yukarıdan izledikten sonra Balkusan’a doğru yola çıktık.

        Yeşillikler de yüzerek geçtik sanki. Tepeden Balkusan barajını seyreyledik, resimler çektik.

        Balkusan Karamanoğullarının ilk yerleşim yeridir. Halkı Oğuzların(Türkmenlerin) Avşar boyundandır.

        Karamanoğlu Mehmet Beyin mezarı buradadır.

        Mezarları ziyaret ettik. Resimler çektik.

        Balkusan’da bir de müze var. Yöresel kıyafetler, Yörük dokuma tezgâhları, karasaban ve onu tamamlayan aletler, eskiden kullanılan kaplar v.s.

        Balkusan’dan elma, ceviz, bal, domates kurusu, kuru naneler, kekik alındı.

        Geldiğimiz yolu takip ederek Ermenek’e geri döndük ve otelimize yerleştik. Rahat bir geceden sonra yöresel tatlardan oluşan nefis bir kahvaltı aldık

        Otobüsümüze binerek Mut’a doğru yola çıktık. Rehberimiz Güray Hanım yol boyunca yöreyi tanıtıcı bilgiler verdi, fıkralar anlattı.

        Neşenin zevkiyle Mut’a ulaştık. Mut Akdeniz Bölgesinde Mersin ilinin denize kıyısı olmayan bir ilçesidir.

        Kaysısı ve zeytini ile ünlüdür. Karacaoğlan ve kaysı şenlikleri yapılır .

        Zeytinyağı fabrikalarının faaliyette olduğu ve ilçenin ekonomisine önemli ölçüde katkıda bulunduğu bilgilerini aldık.

        Zeytin festivali de yapılmaya başlanarak ilçenin özelliği olan zeytini ve zeytinyağı tanıtılmaktadır.

        Mut’tan zeytin ve zeytinyağları, pazarı gezilerek organik ürünlerden ev ihtiyaçları satın alındı.

        Mut domatesi de lezzeti ile anılır ve tercih edilir.

        Zeyne’den, Gülnar’dan ilerleyerek Aydıncık AYNALIGÖL’e ulaştık.

        Aynalıgöl Mağarası bir çoban tarafından 15 yıl önce keşfedilmiştir. Mağaraya ‘YERALTINDAKİ PAMUKKALE’ deniyor.

        İlginç görünüme sahip olan mağara yoğun ziyaretçi almaktadır.

        Aldığımız bilgiye göre 60 milyon yıllık oluşuma sahip olan mağaradaki oluşumlar buzul devrine ait.

        İlmi açıdan ‘tek ve eşsiz, olarak kabul edilmektedir.

        Adını aynaya benzeyen gölden almıştır. Aynı zamanda ‘GİLİNDİRE mağarası da denmektedir.

        Aydıncık ilçesinin turizmini canlandırarak turizmin göz bebeği olmuştur.

 

        Aynalı Göl ve Aydıncık’ı anlatan bir dörtlük:

 

        Derin mağarası güne açılmaz,

        Aynalı gölüne değer biçilmez.

        Mersin’den geçilse senden geçilme

        Sevgiyi ortadan bölen Aydıncık.

                                       Karamanlı Nevzat (Halk ozanı)

 

        Aynalıgöl’ü de gördükten sonra beğeni ve yorumlar ile Anamur’a doğru yola çıktık.

        Gezi arkadaşlarımızla arasında sıcak ve samimi şekilde oluşan hava gezinin tadına tat kattı. Bu tatlı nezaketli anları bir daha yaşamak üzere; bir yemekte buluşma programı yapılarak vedalaşıldı.

        Yapılan çalışmaları ne kadar takdir eder desteğimizi verirsek o kadar güçlenir ve yardımlarını daha geniş kitlelere ulaştırırlar. İhtiyaçlı olup da ihtiyacı giderilenlerin mutluluğu toplumumuzun daha huzurlu olmasına katkı sağlar.

        İşte bir gezi böyle geçti.

 

        DARISI GÖRMEYENLERE OLSUN.

 

                                                                       Fatma ÖZDENİZ

                                                                       EKİM 2015

Bu haber 1640 defa okunmuştur.

Delicious  Facebook  FriendFeed  Twitter  Google  StubmleUpon  Digg  Netvibes  Reddit
    Sığınmacılar konusu, kanayan bir yaradır13 Temmuz 2024

Sponsor Alanı

Sponsor Alanı

 

ANKET

ANAMUR OKULLARINDA SERBEST KIYAFET UYGULANSIN MI?




Tüm Anketler

0cak - 2012 / Her Hakkı Saklıdır / Kaynak gösterilip, sitemizin ilgili sayfasına link verilerek alıntı yapılabilir. Yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir-Site ticari olmayıp, kütüre hizmet eder.
RSS Kaynağı | Anasayfa | İletişim

(c)2012 Anamur Sedir