anamursedir-anamur dergi
ANASAYFA HABER ARA FOTO GALERİ VİDEOLAR ANKETLER SİTENE EKLE RSS KAYNAĞI İLETİŞİM

Sponsor Alanı

Anamur SEDİR

Anamur SEDİR 1993-1994

   -Aralık   1993  1. Sayı
   -Ocak    1994  2. Sayı
   -Şubat   1994  3. Sayı
   -Mart     1994  4. Sayı
   -Mayıs   1994  5. Sayı

MAKİ DERGİSİ

MAKİ DERGİSİ-105

Saat

Ana Menü

Sponsor Alanı

 

Ziyaretçi Bilgileri

»Aktif 35  
»Bugün 157  
»Toplam 14152787  
Sayın Ziyaretçimiz
»IP'niz | 3.238.121.7
» Bu sitemizi ziyaretiniz

HAVA DURUMU

ANAMUR

UYKUM KAÇINCA

Fatma ÖZDENİZ

26 Eyl?l 2013, 18:44

Fatma ÖZDENİZ

                              UYKUM KAÇINCA

 

        Uykum kaçtı, uyuyamadım. Hayallere daldım.

 

Hayallerimde güneşli, umutlu ve mutlu günler, dingin denizler, yeşili ile insana huzur veren ormanlar, temiz ve berrak akarsular, gecelerinde ay ışığı, tatlı bir meltem rüzgârı esiyordu. Camilerden ise ezan sesleri manevi duyguları uyarıyordu. Günün başlangıcı ve güneşin batışı çok güzeldi. Sabahta başka dua, akşamda başka dilek.

 

Oradaki güller dikensizdi. Ağaçlar hep meyveliydi. Kuşlar ise mutlu ötüyordu. Rüzgâr dalları, gülleri incitmiyor, yaprakları okşuyor, düşürmüyordu. Her şey o kadar uyumlu ve olumluydu ki insanlar safa içinde idiler. Orada kavga, kıskançlık da, dedikodu da velhasıl insanları mutsuz edecek kazalar, olumsuzluklar, ters giden işler, savaşlar, hastalıklar, hiç bir felaket oraya uğramamıştı.

 

 Yokluk yoksulluk dersen orada hiç yoktu. Yağmurlar çisil çisil yağarak toprağı, nebatları hırpalamadan, suluyordu, dereler usul usul akıp çaya ulaşırken etrafına sükûnet saçıyordu. Her canlı o munis akışı seyretmekten haz alıyordu. Salkım söğütler uzatmış dallarını, kavaklar hışır hışırdı. Kırlar ise gelinciklerle, papatyalarla, daha sayamayacağım çeşit çeşit çiçeklerle bezeliydi, kelebeklerin uçuşu, kuşların ötüşü başkaydı, arılar dersen kovana bir an önce ulaşıp petekleri doldurmak için uçuyorlardı.

 

O dünyada vahşet yoktu. Yabani hayvanlar da, aslanlar da sakin, yılanlar zehirsizdi. Orada sular hiç kesilmiyor elektrikler gidip gidip gelmiyor, her şey olurunda ve de yolundaydı. Ayağa takılacak taş yoktu.

 

Nasıl oldu bilmiyorum görüntü değişti birden. Ekran karardı, elektrikler kesildi. Fırtına çıktı. Ağaçlar devrildi. Sert esen rüzgâr, hırçın yağan yağmur güzelim fidanları, gülleri, yaprakları hırpaladı. Gülleri açtıklarına pişman ederken, yaprakları toprakla buluşturdu. Nedenini niçinini çözmek insan işi değildi. Ancak onu yüce Yaradan biliyordu. O fırtınayla birlikte kuşlar yuvasız, kelebek ve arılardan eser yok. Sokak başında köpekler ıslanmış, kediler aç kalmış, sığınacak yer ararlar. Dereler sakinliğini kaybetmiş çileden çıkmış öfkeli öfkeli akarak çaya ulaşıyor. Çay dersen sanki derelerden aldığı hırçınlıklarla önüne geleni denize ulaştırmak için acele edercesine çamurlu suları köpürterek denize bir an önce ulaşayım der gibiydi. Deniz suskunluğunu bozmuş bütün heybetiyle dalgalarını karaya ardı ardına vurarak öfke saçıyordu. Avcıların, balıkçıların ve yolcuların işleri kesat.

 

Böyle hayal mi olur demeyin sakın, oldu işte. Hayatın taşlı, dikenli, yokuşlu, inişli, virajlı yolları yürümekle bitmiyor. Güzel ve iyi niyetlerle çıkıyorsun, her şey olurunda, hava güzel su güzel, ufka bakıyorsun aydınlık. Tam ufuktasın, seni bir ufuk çizgisi daha bekliyor. Oradan ötelerde neler var o bir bilinmeyen. Her gün yeni bir şans veya şanssızlıktır o da müphem.

 

Hayaller gerçeğe dönerse güzeldir. Her çıkışın inişi, gençliğin ihtiyarlığı, varlığın yokluğu, iyiliğin kötülüğü, dingin gecelerde gördüğümüz denizdeki yakamozları izleyemezsiniz fırtınalı havalarda. Canımız her zaman tatlı istemez. Çorba içerken canımız acı çeker.

 

Hep ılık ya da soğuk su içilmiyor. Mevsimler zamanı gelince acımasızca değişiyor. Yolları seller tahrip ediyor geçemiyorsun. İyi giden bir yolculukta aniden teker patlıyor veya yol kapanıyor. Kâbus gözünü karartıyor. Hâlbuki yola çıkanlara hep iyi yolculuklar dilenir. Yolculuk bir menzile ulaşmak için gayrettir. Niyetler mutlu hayallerle başlar ama sonunu yine bizi Yaradan bilir. Zoru, karanlığı, yokluğu, yokuşu, savaşı hiç ama hiç sevmeyiz.

 

Gerçekler hep inatçıdır. Hakikatler somut. Bunca olumlu ve olumsuzluklarla dolu hayallerin en olumlusunu Yüce Allah’tan yarattığı kullarına nasip etmesini diliyorum. Hayal olmasa gerçek olmaz. İyi düşünceler iyiliği getirir. Zifiri karanlıklar her zaman sabaha en yakın anlardır. Meyveler her zaman koruk, çiçekler hep açık kalmaz.

 

Fatma ÖZDENİZ

Bu haber 2210 defa okunmuştur.

Delicious  Facebook  FriendFeed  Twitter  Google  StubmleUpon  Digg  Netvibes  Reddit
    Sığınmacılar konusu, kanayan bir yaradır13 Temmuz 2024

Sponsor Alanı

Sponsor Alanı

 

ANKET

ANAMUR OKULLARINDA SERBEST KIYAFET UYGULANSIN MI?




Tüm Anketler

0cak - 2012 / Her Hakkı Saklıdır / Kaynak gösterilip, sitemizin ilgili sayfasına link verilerek alıntı yapılabilir. Yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir-Site ticari olmayıp, kütüre hizmet eder.
RSS Kaynağı | Anasayfa | İletişim

(c)2012 Anamur Sedir