Sponsor Alanı
Anamur SEDİR

TÜRK DÜNYASI

MAKİ DERGİSİ

Ana Menü
Sponsor Alanı
Ziyaretçi Bilgileri
| »Aktif |
28
|
| »Bugün |
778
|
| »Toplam |
15205626
|
| Sayın Ziyaretçimiz |
| »IP'niz |
10.1.228.230
|
| » Bu sitemizi
ziyaretiniz |
Dost Siteler
www.anamurunsesi.com
|
Anasayfa » Ulvi KESER
TOPRAĞI VATAN YAPAN BİR YİĞİT
13 Ocak 2013, 23:08
Ulvi KESER
Tarih 3 Kasım 1918; Osmanlı İmparatorluğu ölüm fermanı Mondros Mütarekesi’ni 30 Ekim günü Limni adasındaki Agamemnon zırhlısında imzalamış, leş kargalarının son kalan artıkları da yemesini beliyor. Yıldırım Orduları Kumandanı Mustafa Kemal işte o gün Adana’ya gelmiş ve dönemin sadrazamı Ahmet İzzet Paşa’ya telgraf çekerek rütbesiz asker olarak savaşa hazır olduğunu, hiç değilse bir takım askerin kendisine bırakılmasını, Kilikya’nın (yani bugünkü Çukurova bölgesinin) İngilizlere bırakılmasının çılgınlık olduğunu, İngiltere’nin bu toprakları Fransa’ya peşkeş çekeceğini bildirir. Sadrazamın cevabı Osmanlının neden yıkıldığı sorusunun da cevabı gibidir; ‘Kilikya neresi?’ İşte o gün Mustafa Kemal sadrazama ‘Mukavemet’i müselleha gerekir.’ diyecektir. Tarih 14 Mayıs 1919, Batı Anadolu’nun ve İzmir’in Yunan işgaline uğramasından hemen bir gün önce gaflet ve hıyanet içindeki Osmanlı hanedanı Kambur İzzet ve Nadir Paşa gibi aymazları İzmir’e gönderip vatansever subayları zorunlu izne çıkarır düşmana direnmesinler diye. Aynı gün Maşatlık Meydanı (Bugünkü Cumhuriyet Meydanı) toplanan yüzlerce İzmirliye konuşan bir kahraman vardır; Mustafa Necati Bey. Bu ülkenin gelmiş geçmiş en büyük iki Milli Eğitim Bakanı’ndan (İkincisi de Hasan Ali Yücel’dir.) ilki olan Mustafa Necati Bey o gün orada toplananlara boş lafla, gereksiz tartışmalarla uğraşmanın faydasızlığını anlatır ve ‘Mukavemet’i müselleha gerekir.’ der. Bizim tarihimizde bu ifadeyi üçüncü defa kullanan ise Rauf Raif Denktaş olacaktır ve tarih 15 Kasım 1957’dir. Yunanistan tarafından Atina’da kurdurulan ve 1 Nisan 1955 tarihinden adayı Yunanlaştırmak için silahlı tedhiş ve terör eylemlerine başlayan EOKA karşısında Kıbrıs Türklerinin sadece siyasi çözümlerle, lokal, profesyonellikten uzak ve güçsüz örgütlenmelerle çaresiz kalacağını gören Rauf R. Denktaş da tıpkı Mustafa Kemal ve Mustafa Necati gibi “Silahlı direniş gerekir.” diyecektir. Son 100 yılımızın bu üç müstesna ve büyük kahramanının ortak özellikleri ise gerekirse diplomasi, strateji ve askeri deha, gerekirse silahlı çözüm yoluna başvurmaktan ve ülkeyi kararlılıkla savunmaktan çekinmemeleridir. Yunanistan destekli EOKA terör örgütü karşısında mücadelenin Türkiye ’siz olmayacağını hesaplayan Denktaş bu tezini Türk Mukavemet Teşkilatı’nı birlikte kurdukları Dr. Burhan Nalbantoğlu ve Kemal Tanrısevdi’ye de kabul ettirecek ve Dr. Fazıl Küçük ’ün siyasi çekinceleri ve acabaları arasında durumu gayet net ve en açık şekliyle dönemin Dışişleri Bakanı Fatin Rüştü Zorlu’ya aktararak destek isteyecektir. Böylece ilk defa 28 Kasım 1948 Ayasofya Mitingi ve hemen ardından da 11 Aralık 1949 Lefkoşa mitingiyle Kıbrıs Türk halkının haklarını savunmak için İngiltere’ye kafa tutan Denktaş böylece Kıbrıs Türklerinin 1878’de adanın İngiltere tarafından sözde kiralanmasının ardından başlayan anavatan özlemi ve hasretine son vermek için başlatılan mücadelenin de sembol ve kilit ismi olacaktır.  Kıbrıs Cumhuriyeti kuruluncaya kadar Kıbrıs Türklerinin gayrı resmi hükümeti ve karar mercii gibi olan Kıbrıs Türk Kurumları Federasyonu’nun da başkanlığını yapan Rauf R. Denktaş Kıbrıs Türk cemaatini önce toplum, ardından halk, 1974 sürecinde Kıbrıs Türk Otonom Yönetimi, Kıbrıs Türk Federe Devleti ve son olarak da Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne taşıyan özgürlük savaşımında millet yapacak en önemli figür olarak ortaya çıkacaktır. Avukatlık mesleğini bırakarak ömrünü, enerjisini, sevdasını ve gönlünü Kıbrıs Türklerine adayan Denktaş böylece bir yandan TMT içerisinde faal rol oynarken TMT’nin görünen yüzü Nacak gazetesi vasıtasıyla da İngiliz ve Rum psikolojik savaşına karşı mücadele etmeye çalışır. 16 Ağustos 1960’da kurulan Kıbrıs Cumhuriyeti’nin uzun ömürlü olmaması ve Rum saldırılarının artarak devam etmesi de Denktaş’ın birden fazla sahnede rol almasına neden olacaktır. Bir yandan esaret hayatı yaşayan, ambargolar, yokluklar ve göçmenlikle hırpalanan soydaşlarına destek olmaya çabalarken öte yandan Türkiye’yle irtibatı hiç kesmez ve başta Kızılay olmak üzere çeşitli kaynaklardan yardımların adaya gelmesini sağlar. 21 Aralık 1963 Kanlı Noel süreci de bu dönemin arasında Kıbrıs Türklerini yakalayan gözü dönmüş Rum-Yunan vandalizminin kara günü olarak yaşanır. İşte tam da bu dönemde görüşmelerde bulunmak üzere Ankara’da bulunan Denktaş’ın adaya girişini yasaklayan Cumhurbaşkanı Makarios böylece ondan kurtulmayı da hedeflemiştir. İskenderun’dan kiraladığı bir tekneyle (Bu tekne halen Lefkoşa’da Milli Mücadele Müzesi’nde sergilenmektedir. Gerçek kahramanlık nasıl olur merak edenler için görülmesinde fayda var.) adaya gizlice girmeye çalışırken çıktıkları yerdeki bir Rum köylünün onu tanımasıyla Rumlara esir düşer. Psikolojik baskı ve işkencelerin ardından serbest bırakılan Denktaş Kıbrıs Türklerinin yakın tarihine Erenköy Direnişi olarak geçen süreçte de hep ön cephededir. Rumların bile adil, tarafsız ve güvenilir bir avukat olarak müracaat ettikleri Denktaş artık bir yandan müzakere ve siyaset masadında, bir yandan da mükemmel bir elinde silahı mevzilerdedir. Onun mücadelesi zaman zaman müzakere sürecinde Rum ve Yunan siyasilerine ve diplomatlarına, ayrıca BM gibi uluslararası kuruluşlara karşı olurken bir yandan da adadaki “İrlandalılara” karşı verilir. Ailesinden uzak kalır, evinden ayrı kalır, esir düşer, dönemin Türkiye hükümetleri tarafından hırpalanır, Kıbrıs’da kısır ve çapsız kafa yapılarıyla davayı hırpalayanlara karşı da mücadele etmek zorunda kalır. Yılmaz, sinmez, vazgeçmez. Ömründen verir, sağlığından olur ve son nefesine kadar Kıbrıs’ı ve Kıbrıs Türklerini düşünür. 15 Temmuz 1974 Nikos Sampson Darbesi ve 20 Temmuz Barış Harekâtı sürecinde de Kıbrıs Türklerinin haklarını savunan Denktaş 1975 yılında kurulan Kıbrıs Türk Federe Devleti’nin de ilk başkanlığını yapar. 15 Kasım 1983 tarihinde kurulan Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin kurucu ve ilk cumhurbaşkanı olan Denktaş böylece toplum olarak aldığı Kıbrıs Türklerine bir devlet hediye etmeyi de başarır. O tam anlamıyla bir dava adamıdır, Kıbrıs Türklerinin haklarını savunan Denktaş müzakereci kişiliği, kanun ve diplomasi bilgisi, tecrübesi ve uluslararası ilişkilerdeki kıvrak zekâsıyla hep ön plana çıkar. Özellikle 2003–2004 sürecinde ısıtılan ve adayı Rumlara peşkeş çekmek üzere hazırlanmış olan Annan Planı’nın Kıbrıs Türklerinin tekrar azınlık haline getireceği, kazanılmış haklarını elinden alacağı, Türkiye’nin garantörlüğünü ortadan kaldıracağı yönündeki düşünceler maalesef o günlerde Türkiye’deki siyasi erk tarafından pek de rağbet görmez. Türkiye’de aşağılanır, tu kaka olur, “küçük bir kasabanın muhtarı kadar” gibi aşağılayıcı ifadelere maruz kalır. Çapsız siyasilerin neden olduğu kısır yakıştırmalar nedeniyle kamuoyu önünde Türkiye’yi zora sokacak hiçbir açıklamada bulunmaz, kan kusar, “Kızılcık şerbeti içtim.” der, anavatan bildiği Türkiye’ye laf söylemez, söyletmez de. Bazen kalemle, aklıyla, siyasi zekâsıyla, sabrı, tecrübesi ve müzakereci kişiliğiyle, hoşgörü ve uzak görüşüyle davasına hep sadık kalır, özellikle son 10 yılında yalnız bırakılsa da yılmadan mücadele eder, direnir ve adeta dost-düşman herkese müzakerecilik, siyaset, devlet adamlığı dersi verir. Onu zaman İngiliz-İsrail casusluğuyla suçlayan aymazlar, onu yok sayan nezaketsizler bile bugün ardından timsah gözyaşları dökmeye devam ediyorlar. Aramızdan ayrılalı bugün tam bir yıl oldu. Kurucusu olduğu ülkenin topraklarında Cumhuriyet Parkı’nda, kurucusu olduğu Türk Mukavemet Teşkilatı Anıtı yanında “Ata Türk, Baba Türk” olarak anıldı, özlendi. O hep yeri doldurulamayacak bir güzel insandı. Işıklar içinde olsun. Doç. Dr. Ulvi KESER
Bu haber 2893 defa okunmuştur.
|
             .jpg)                        .jpg)                                          |
Muzun Fiyatı Değil, Emeğin DeğeriTÜRKİYE VATANDIR VATAN!!!"BAYRAK" ŞİİRİ DERS KİTAPLARINDAN ÇIKARTILDIİSİMLERİMİZDE ARAP / YAHUDİ EMPERYALİZMİTÜK'ÜN ÖZÜ, GÖNLÜN GÖZÜ TÜRKÜLERİSKENDER MUZBEG'İN 60. SANAT YILIGÖÇER GİDERSİN (Şiir)BEN, GAZLA ÇALIŞIRIMBEN BU ŞANSA TÜKÜREYİM (Şiir)SORUN SİSTEM Mİ?KONU KIBRIS OLUNCAÖMRÜMÜZ GEÇERKENELLİ DOKUZDAN ALTMIŞA İMAMNAZERLİİLAHİ İŞIQ - İLAHİ IŞIKBOZYAZI'YA GELBEKTAŞİLİK VE BEKTAŞİLİKTE "OK" DAMĞASISENİ UNUTMAK MÜMKÜN MÜ?OLMAZ (Şiir)DELİ SEVDAM ANAMURANAMUR'UN NÜFUSUBUNA YÜREK DAYANIR MI? (ŞİİR)AZERBAYCANLI ŞEHİTLER-1BİR YAZ YAĞMURU - YAZ - Funda YALÇINBİTMEYEN ÇİLE: KORONAVİRÜSATATÜRKCILGAYAK BAYRAMI (NEVRUZ)BAHARDA AÇAN ÇİÇEKLER SOLMASINVAKİT TAMAM OLMUŞ (Şiir)ÖLÜM VUSLATTIR (Şiir)CUMHURİYET MUSTAFA KEMAL'DİR (Şiir)UYUMLU ADAM (Hikâye)YEGÂNE HANIMDAN ŞİİRLERDÖRTLÜKLER(Şiir)VATAN TOPRAĞINDA VATAN AĞLIYOR (Şiir)PROF. DR. TURAN GÜVENÖZTÜRKÇENİN İLKYURDU KARAMANAYRILIK KORKUSU (Şiir)ŞAMAHI YAKINLARINDAKİ "TENHA TÜRK MEZARLIĞINA"ÇOCUK OLMAKTAMPINAR'A MEKTUBYOLUNA YOLDAŞ OLMAKHAMLET İSAHANLI VE "HAZANA ÖVGÜ" KİTABICAN GİBİYDİKMavi Kelebeklerin Hikâyesini Bilir Misiniz?BOŞANMALAR MİLLÎ BİR FELAKETE DÖNÜŞÜYORTOPLUM, KADIN, ŞİDDETKADIN VE HURAFEEĞİTİM SORUNLARI VE ŞİDDET ÜZERİNEŞİİR KİTAPLARI NİÇİN AZ SATILIYOR?Sen Gibi (Şiir)Türk-mnemDRAGON ÇAYI (GOCAÇAY-Şiir)ÜLKEMİZDEN İNSAN MANZARALARIMERSİN KİTAP FUARI ÇOCUKLUĞUM VE BENHÜRRİYET (Şiir)SEVGİ ŞİDDETTEN KAÇARKENANADOLU'DA MİSAFİR AŞKITURAN ADA DA ARAMIZDAN AYRILDIGazeteci Turhan Ada'nın ArdındanİYİ KONUŞMACI OLMA - 3BİR ANI; GURURMEYAD Kutlu Hedefe KoşuyorNEDEN AĞLARSIN? (Şiir)"ORDULAR! İLK HEDEFİNİZ AKDENİZDİR. İLERİ!"O YER (Şiir)İSTİRİDYE İÇİNDE YÜREĞİNMİLLÎ MERKEZ PLATFORMU/HAREKETİ NE AMAÇLIYOR?KUŞ BEYİNLİDENETİMİN BİRLEŞTİRİLMESİNİN BİLİMSEL BİR ALT YAPISI VAR!ANLAMAYA ÇALIŞIN SONRA ANLAŞILMAYAAdından Bir Harf Eksilt (Şiir)İKİ NEDEN (ŞİİR)GÜNÜMÜZ TÜRK RESMİNDE GELENEKSEL SANATLARIN YERİANAMUR AHMET BÜLBÜL'Ü KAYBETMİŞ, HABERİMİZ YOK!DAMIZLIK HAYVAN YETİŞTİRİCİLİĞİ:2 KIZGINLIK NEDİR?OZANLIK KAVRAMI VE GELENEK ÜZERİNE DÜŞÜNCELERSUYUN BAŞINDA OLANLARAOkulda Disiplin Nasıl Olmalıdır?9 ŞUBAT İKİBİNYETMİŞİKİ, MEMLEKET MASALI03 Mart 202607 Ocak 202605 Ocak 202616 Aral?k 202502 Aral?k 202517 Kas?m 202522 Ekim 202521 Haziran 202521 Haziran 202520 Haziran 202510 May?s 202524 Nisan 202524 Nisan 202507 Nisan 202524 Mart 202524 ?ubat 202517 ?ubat 202515 Ocak 202512 Ocak 202514 Mart 202319 ?ubat 202314 A?ustos 202227 Haziran 202205 ?ubat 202215 Eyl?l 202121 Mart 202108 Mart 202105 Ocak 202122 Aral?k 202003 Kas?m 202001 May?s 202029 Nisan 202027 Mart 202027 Mart 202027 Kas?m 201920 Temmuz 201919 Temmuz 201912 Haziran 201901 Haziran 201903 Nisan 201918 ?ubat 201916 ?ubat 201906 ?ubat 201911 Temmuz 201827 May?s 201807 Mart 201807 Mart 201801 Ocak 201815 Kas?m 201704 May?s 201721 May?s 201606 May?s 201610 Aral?k 201506 Aral?k 201510 Kas?m 201512 A?ustos 201522 Nisan 201512 Mart 201510 Mart 201503 ?ubat 201512 Ekim 201411 Eyl?l 201405 Eyl?l 201404 Eyl?l 201424 May?s 201414 May?s 201419 Ocak 201430 Aral?k 201316 Aral?k 201312 Ekim 201321 Eyl?l 201315 Ocak 201305 Aral?k 201218 Haziran 201203 May?s 201201 Mart 201220 ?ubat 201217 ?ubat 201209 ?ubat 2012 |
|
Sponsor Alanı

Sponsor Alanı
|