![]() | |||||||||||||||||
| |||||||||||||||||
|
| |||||||||||||||||
Sponsor Alanı
Anamur SEDİR
Anamur SEDİR 1993-1994-Aralık 1993 1. Sayı-Ocak 1994 2. Sayı -Şubat 1994 3. Sayı -Mart 1994 4. Sayı -Mayıs 1994 5. Sayı SaatHİKÂYELER
İmran AKSOY HikâyeleriAna MenüSponsor Alanı
Ziyaretçi Bilgileri
HAVA DURUMU |
MUHSİN BEĞ'E AĞIT
25 Mart 2026, 00:52 MUHSİN BEĞ’E AĞIT Her soğukta, karda kışta “üşüme” denilince aklıma Muhsin Beğ, Mamak zindanları gelir. Gerçi Muğla da kar da yok, kış da. Ancak;“Erzurum’a kar yağsa ben Muğla da üşürüm…Bir askerim polisim, Yiğidom şehit olsa;Ben yanar tutuşurum…” adlı İsmail Türüt’ün türküsünün anlamını teftişe girdiğim tüm 4-5-6-7-8. Sınıf öğrencilerine sorardım. “Erzurum’un karı soğuğu Muğla da var mı? Bu dize size neyi anlatıyor?” diye sorardım. Amerika’nın dağını, ovasını, Ağrı, Erciyes dağlarının yüksekliğini ezberleyen öğrencilerin; neden, niçin, nasıl? Yerine ezber eğitim aldıklarından pek yorumlayamazlardı. Bir gün sordum. “Şu dağlar olmasaydı “ diye türküsü de var. “Hiç düşündünüz mü? Dağlar olmasa ne olurdu?” Tık yok. Hocası da bilmiyor, “Hocam dağlar bizim duvarlarımız, bu duvarlar olmasa rüzgâr bizi sinek gibi atar, hayat olmazdı.” Diyen çıkmadı. Boşuna mı Eğitimci Yazarımız; Doğan Ceylan “duygusuz nesil yetiştiriyoruz” demiş.Ben Ankara da Üniversite sınavına hazırlık için, Kurtuluş semtinde Niğde Öğrenci Yurdunda kalıyordum. Muhsin YAZICIOĞLU; adında bir Yiğido da, Sivas Yurdunda hafta da bir defa toplantı yapıyor, karşılıklı sohbet ediyordu. Bende bu şerefe nail oldum. Haftada bir defa Sivas Yurduna gidiyordum. Sohbetine 1977 yılında katılıyordum.Rahmetlinin sözüne doyum olmuyordu. Vatan, millet, ülkü, kızılelma, devlet, devletin bekası, esir Türkler, çile, bizi bekleyen kutlu görev ne yoktu ki? “Keşke, sabah olmasa, gün doğmasa da Yiğido’nun sohbeti bitmese” diyorduk.Yıllar geçti, ayrılık mayrılık. Ben “Ülkenin başına Muhsin Başkanım gelecek.“ diyordum ki; baktım, bir dağda bir çığlık bir feryat… Gazeteci İsmail Güneş; “Helikopter düştü hepsi öldü. Ben de ölmek üzereyim. Şarzım bitiyor.” Bizzat bunu duydum. Allah’ım yakın bir yerde olsam, taş olsam, ağaç olsam… nerdeee? Yetişsem gardaşlarıma diye çığlık atmaktan başka yapacak bir şeyim yoktu.“Yılan dağına kar yağmış…Demir dağını duman almış…Yazık oldu gençliğine…Gurbet elde ziyan olmuş…” diye ağıt arşa yükselmiş… Devlet geç kalmıştı… O devletin her çağırdığında yetişmiş, ama devleti bir defa çağırmış, devlet vatandaş yardımı ile üç gün sonra gitmiş, kara kutuyu da, kurt yemez de hem asildir kurt, Muhsin gardaşımı o bilir yemezde, keçi de zaten yok; ben ne bileyim? İşte bir şey yemiş(!)… Beni fazla sıkıştırmayın; ya…. ne yemiş(!) yemiş(!) işte; bir şey yemiş ki yok işte? Bir şey yemiş(!) yok… yok…Sağlığında iki milyon oyu çok görenler de ağlıyordu.(!)Hele birileri vardı ki; onlar feryadı fiğan(!)…. OYYY…. OOO YYYUU(!) … diye ağlıyorlardı ki; canlar dayanası değildi (!)… Yani Yiğido’nun oyunu almak için daha da acıklı(!) ağlıyorlardı.Ama ateş düştüğü yeri yakıyor. Yiğido’nun yaşlı annesi, kız kardeşi feryatları ciğer dağlıyordu. Gözyaşları kalmamıştı artık. Ben de yapacağım bir şey olmadığından gözyaşlarıma gücüm yetiyordu.Şu Z kuşağına, şehide ağlamayı, vatan, milletini sevmeyi, böyle duygusuz nesil ile ayakta kalamayacağımızı işleyelim.”Muhsinler Ölmez.Ezan dinmez.Bayrak inmez.Ne Mutlu Türküm Diyene…Mart-2026/ MUĞLA Fikret SÜREN Eğitimci Yazar Bu haber 34 defa okunmuştur.
|
Sponsor Alanı
SANATIN İÇİNDEN ;Sponsor Alanı
|
|||||||||||||||
|
0cak - 2012 / Her Hakkı Saklıdır / Kaynak gösterilip, sitemizin ilgili sayfasına link verilerek alıntı yapılabilir.
Yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir-Site ticari olmayıp, kütüre hizmet eder. |
|||||||||||||||||