anamursedir-anamur dergi
ANASAYFA HABER ARA FOTO GALERİ VİDEOLAR ANKETLER SİTENE EKLE RSS KAYNAĞI İLETİŞİM

Sponsor Alanı

Anamur SEDİR

Anamur SEDİR 1993-1994

   -Aralık   1993  1. Sayı
   -Ocak    1994  2. Sayı
   -Şubat   1994  3. Sayı
   -Mart     1994  4. Sayı
   -Mayıs   1994  5. Sayı

MAKİ DERGİSİ

MAKİ DERGİSİ-105

Saat

Ana Menü

Sponsor Alanı

 

Ziyaretçi Bilgileri

»Aktif 13  
»Bugün 561  
»Toplam 14548885  
Sayın Ziyaretçimiz
»IP'niz | 18.222.164.11
» Bu sitemizi ziyaretiniz

HAVA DURUMU

ANAMUR
ÜÇ OCAK MERSİN'İN KURTULUŞU ŞİİR YARIŞMASI SONUÇLANDI

ÜÇ OCAK MERSİN'İN KURTULUŞU ŞİİR YARIŞMASI SONUÇLANDI

Tarih 02 Ocak 2016, 21:52 Editör

Sitemizde ödül alan şiirleri yayımlamıştık. Jüri tarafından değerlendirilen diğer on adet şiiri daha size sunuyoruz.

ÜÇ OCAK MERSİN’İN KURTULUŞU ŞİİR YARIŞMASI SONUÇLANDI

 

3 Ocak Mersin’in Kurtuluşu Şiir Yarışması Sonuçlandı. Dereceye giren şiirler Toroslar Belediyesince düzenlenen kahvaltılı toplantıda açıklandı. Ödülleri verildi. Sitemizde ödül alan şiirleri yayımlamıştık. Jüri tarafından değerlendirilen diğer on adet şiiri daha size sunuyoruz. İşte o şiirler:

 

 

JÜRİ TARAFINDAN YARIŞMAYA DEĞER GÖRÜLÜP DEĞERLENDİRİLEN   DİĞER  KATILIMCI 10 ŞİİR

 

 

 

MERSİN’İN ZAFER DESTANI

 

Memleketin her yanı alev almış yanarken

Güz vurgunu gül gibi solan Mersin halkıdır

Gözü dönmüş Avrupa dalımıza konarken

Yüreği Bin hüzünle dolan Mersin halkıdır

 

Bayrağımın nakışı, düşmesin yere hilal

Toroslar’ın zirvesi sanki zemheri hayal

Silifke’nin bağrında esen rüzgarlar melal

Kendi yurdunda yetim kalan Mersin halkıdır

 

Medet yoktur bizlere Batı’nın kafesinden

Ezanlar yankılansın Bilal’in nefesinden

Uykuları kaçıyor insanın top sesinden

Tüfek kuşanıp cenke gelen Mersin halkıdır

 

İngiltere, Fransa, Ermeni kamavoru

Kirletti toprağımı çizmeleri, çamuru

Sanki gökten iniyor şahadetin yağmuru

Gözünü hiç kırpmadan ölen Mersin halkıdır

 

Çetin savaşlar oldu; Mezitli ve Subendi…

Müslüman Türk milleti kurtulmaz artık, dendi

Müfrezeler yılmadı, dev orduları yendi

Sabırla savunmada kalan Mersin halkıdır

 

Kızıldağ’ın feryadı, Bolkar’da hüzün olur

Göksu v eBerdan Çayı ç/ağlayan gözün olur

Adana, Urfa, Antep, Maraşta sözün olur

Gözünden kanlı yaşı silen Mersin halkıdır

 

Bir ilkbahar muştusu beklerken sarı lale

Ağlıyor için için ülkem düştüğü hale

Misal istersen eğer yetmez mi Çanakkale?

Ecdadından cesaret alan Mersin halkıdır

 

Şimdi garip mi kalsın ay yıldızlı bayrağım?

Namusum ve şerefim… Kime kalmış toprağım?

Çiğnetilmez bilinsin bir tek kuru yaprağım

Düşmanın rüyasını bölen Mersin halkıdır

 

Bahadır ceddim gibi şu meydana inmeli

Zalimin, eşkiyanın ensesine binmeli

Baba ocağına şan şeref ile dönmeli

İstiklal kıymetini bilen Mersin halkıdır

 

Milli Mücadele’de nice kahraman vardı

Güney Cephesi desen yiğit erlere dardı

Kuvayı Milliye ki derin yaralar sardı

Çile içinde bayram bulan Mersin halkıdır

 

Denize düşen millet yılana sarılmadı

Eğilse de filizim sökülüp kırılmadı

İstikbali ararken maziye darılmadı

Gök mavisi düşlere dalan Mersin halkıdır

 

Bin dokuz yüz on sekiz on yedi aralıkta

Akdeniz’den çıkarma yaptılar kıta kıta

Üç ocak yirmi iki destan oldu ufukta

Zafer haberiyle gülen Mersin halkıdır.

 

Saltuk Buğra Bığçak/Denizli

 

 

*********

 

MERSİN BİZİMDİR

 

Düşman soysuzu Mersin iskelesine yanaştı,

Komisere verildi zarf, ortalık aniden karıştı,

Savaş Kilikya’nın işgalinden başlayacaktı,

Devlet adamı Galip Bey meclisine danıştı,

Mersin’e yürüyün Yörükler, Mersin bizimdir!

 

On beş gün sayıldı, işgale geldi Fransızlar,

İngiliz korkaklarından destek istedi arsızlar

Milisler mücadelesiyle, takdire şayandılar,

Bir yılın sonunda düşmanı bozguna uğrattılar

Mersin’e yürüyün Yörükler, Mersin bizimdir!

 

1920’de dik durdu Mersin, direndi yıkılmadı

Düşman ordularının son tacizine de aldırmadı.

Titreyerek Mustafa Kemal Atatürk’ü tanıdı.

Düşman aman dilemek için çöktü yalvardı,

Mersin’e yürüyün Yörükler, Mersin bizimdir!

 

İngilizler, mutasarrıf Galip beye zarf verdiler.

Zarflarını da alıp, geldiği gibi koşarak gittiler.

3 Ocak sabahı saat dokuzda bir tren körükler,

Dağ köylerinden coşkuyla geliyordu Yörükler,

Mersin’e yürüyün Yörükler, Mersin bizimdir!

 

Mustafa Kemal’i düşünüyorum yorulmadan,

Alnımız ak, şanımızla yürüdük bu yollardan,

Sınamayın bizleri, vazgeçmeyiz bu davadan

Dalgalansın al bayrağım ak deniz sularından

Mersin’e yürüyün Yörükler, Mersin bizimdir!

 

Toroslardan fırtına olur, rüzgâr gibi geliriz,

Baş koyduk bu yola, delirdi hırçın yüreğimiz,

Nerden gelirseniz gelin, bükülmez bileğimiz!

Şerefim üstüne yemin, son sözü biz söyleriz,

Mersin’e yürüyün Yörükler, Mersin bizimdir!

 

    Ali Gülmez /Silifke

 

*********

 

MERSİN ÜÇ OCAK

 

Aralık on yedi İngilizler limandan,

Düşmana hiç fırsat vermedi ki yaradan.

Lejyoner ecnebiler yürüdü karadan.

Hacı İshak Ağa gelecek Soğucak’tan.

 

Karakollar, idadiler işgal edildi.

Gizli plan için Richard’ın evi seçildi.

İngiliz, Fransız ’’İşgal geçici’’ denildi.

Hacı Yakup Ağa Bekirde’ye çekildi.

 

Mezitli, Yakaköy, Yenice, Tırmıl,Tarsus

Rivayet odur ki Kilikyalı Pegasus

Mersinli vatansever olur mu hiç sus pus,

Mustafa’m şehit oldu Eshab-ı Kehf  Tarsus.

 

Fransız saldırıyordu yurda dört bir yandan

Veli Haşim’in Tozkoparan’ı Ulaş´tan,

Bozkurtlar:Mitat Toroğlu,Muhsin Bey Puğ’dan

Hüseyin Efendi yardım eder Yanpar’dan.

 

Mersinli düşmanla değil ki savaşmadı.

Hainlik Fevzi’nin yanına kar kalmadı

Gözneli  Gök Mehmet sılaya kavuşmadı.

Çocuk İbrahim bildiğinden hiç şaşmadı.

 

Osman Muzaffer’im müfrezemdir Alsancak.

Üç yüz otuz altı yılı hava çok sıcak.

Fransız Kaç Kaç başlatmış Mersin’i yakacak,

Mersinliler çoluk çocuk birden kaçacak.

 

Mersinli Arab’ı, Kürd’ü, Türk’ü, Çerkes’i

Fransız şehit etti Bac’da Molla Kerim’i

Kuvvacılar kurtardı Adana, Mersin’i

Girmedi Fransızlar Kavaklıhan’dan içeri.

 

Mustafa Kemal destek verir Ankara’dan

Geçit yok Fransız’a Eshab-ı Kehf  Dağı’ndan

Haber var Karaafet Hasan Akıncı’dan:

Menil tutsakmış geçerken Karboğazı’ndan.

 

Var mı haberin Göçüklü Kara Hacı’dan,

Tarsus Nacarlı’daki şehit Süleyman’dan,

Ya Adile Onbaşı’dan, Gülsüm Bacı’dan

Sarıibahimli’den İsmail Safa’dan?

 

Sor Binlerce Mersinliyi Kuru Çeşme’den

Musalı’dan;Veli Haşim Naif Efe’den

Rasim Dokur’dan,Hasan Karamehmetlerden

Kazanlı’dan Kurtuluş Esirzadelerden

 

Terk etti Fransız ekim dokuz yüz yirmi bir

Mersin için gül gibi şehit olduk bir bir

Fransız,Ermeni yapmıştı Türklüğü tehcir

Çok şükür kovduk düşmanı kırıldı zincir.

 

Nadir Doğancı/Adana

 

 

*********

 

KİRLİ POSTALLAR

 

Kirli ayakları,

Bastıkları topraklardaki, kutsiyetten habersiz

İndiler usulca kıyılara

Aralık bin dokuz yüz on sekiz

Bir anda sardı düşman güruhu deniz kokulu şehri

Çukurova’nın bereketli güneşi yasladı başını dağlara

Acıttı gözleri çirkin postal sesleri

 

İçten içe bir isyan yankılanıyordu Toroslar7da

İçten içe o ses daha ölmedik diyordu

Yediden yetmişe bir atan yürekler

Tatmadığı esareti hiç bilmiyordu

 

Satılmış bir avuç Ermeni ve yandaşları

Koynumuz da sinsi yılanların arkadaşları

Utanmadan yurduma kefen biçiyor

Nam salmış dağlarda, onlarca isimsiz Mustafa Kemal

‘Ya ölüm ya istiklal’ diyor

 

Kuvay-ı Milliye ruhuyla tutuştu dört yan

Emirler, Mara, Tarsus, Erdemli Silifke

Teyakkuzda düşman bekliyor

Nail Kumandan, Yarbay Şemsettin, Yüzbaşı İbrahim

Ölmeden geçit vermem diyor

Ve daha niceleri var ki içi içine sığmaz,

Kara Yakup, Arap Süleyman, Lütfi Oğuzcan doru taylar gibi yerinde durmaz

Ya Genç İzzet ve diğerleri, hepsi birbirinden yiğit

Kalırsak gaziyiz diyorlar, ölürsek şehit

 

Mersin’in gerdanında salına dursun Fransız

Bu kudretli milleti nerden bilsin imansız

Bu toprak bizim bu millet bizim

Katmış önüne düşmanı adeta kar kürüyor

Şahlanmış müfrezeler kurtuluşa yürüyor

 

Elden ele dolaştı milli ruh meşalesi

Mangal gibi yürekler ufuklara savruldu

Hıdır Oğlu Ali, Teğmen Hakkı Deniz,

Bizde varız dediler

Adanıl Refik, Fikri Mutlu, Yusuf Kenan, İbrahim Molla

O gün koşar adım geldiler

Vatan namustu bize ne bilsin Fransız ne bilsin İngliiz

En az yer! Kadar en az gök! Kadar şanlıdır tarihimiz

 

Geldikleri gibi gidecekler geldikleri gibi teker teker

Ya bu milletten af dileyecekler ya bu topraklara gömülecekler

Şahin olmuş Teğmen Muhsin devasa ordu gibi

Keskin bakışlı Mithat Toroğlu Alaska kurdu gibi

Teğmen Haşim düşmana aslan gibi kükredi

Mustafa Nail kule gibi davayı mühürledi.

Tek bir düşman kalamasın denizde ve karada

Unutmuş uykusunu Mersin’li intifada

 

Yazın bunu tarihler duysun bütün dünya alem

Şeref sayar dinimiz vatan için ölmeyi

Kurşuna sopa vuran o millettir ceddimiz

Unutmayacak sizi ne üç ocak nede biz

Ankara antlaşmasıyla seni kurtardı kader

O kirli ayaklarını toprağımdan çek yeter

 

Mustafa Doğan/ Akdeniz -MERSİN

 

*********

 

MERSİN DESTANI

 

Ey Oğul,

Yıkıldı Osmanlı Devletin

İngiliz Fransız vahşetiyle,

Bu güzel şehir Mersin

Hem gazi hem şehidiyle,

Bugün de senin yarın da senin.

 

Başlattı işgali İngilizler

Saldırdı tüm zalimlikleriyle,

Şımartıldıkça Ermeniler

Bu güzel şehir Mersin

Eshabı Kehf’te Veli Haşimiyle,

Bugün de senin yarın da senin.

 

Mersin işgalini görenler

Toplandı bütün köylerde,

Kuruldu müfrezeler

Yaşlısı genciyle

Bu güzel şehir Mersin,

Fikri Mutlu Beyiyle,

Bugün de senin yarın da senin.

 

Oğul bak tarihe!

Ders almalısın ondan

Emanet şehit atandan,

Bu güzel şehir Mersin

Hacıtalip’te Efrahim Beyiyle,

Bugün de senin yarın da senin.

 

Türkü Arabı Kürdüyle,

Bağlar savaşında şehit düşen

Kozanlı Mustafa Nailiyle,

Bu güzel şehir Mersin, Emin arslan Beyiyle,

Bugün de senin yarın da senin.

 

Nice savaşta vatan için öldüler

Mersin’i Türk Kürt Arap diye

Üçe böldüler,

Bu güzel şehir Mersin

Toroğlu Mithat Beyiyle,

Bugün de senin yarın da senin.

 

Anadolu kan ağladı

Şehitler yürek dağladı

Analar bacılar erzak sağladı

Bu güzel şehir Mersin

Gülsüm Bacısıyla

Bugün de senin yarın da senin.

 

Gafil düşman şunu bilsin

Dilimiz dinimiz birdir bizim

Topuynan tüfeğiynen gelsin

Bu güzel şehir Mersin

Vatansever Türk genciyle,

Bugün de senin yarın da senin.

Ey oğul süzmen gerek

Kim dost kim düşman bilmen gerek

Belki bin daha ölmen gerek

Bu güzel şehir Mersin

Koçaşoğlu Muzafferiyle,

Bugün de senin yarın da senin.

Dinle oğul;

Eşsiz iklimi deniziyle,

Bu güzel şehir Mersin

Efrenk, bağlar cenkleriyle,

Bugün de senin yarın da senin.

Kutlu olsun hepimize 3 Ocak

Atam emridir, bilesin!

Mersinli Mersine sahip çıkacak

Bu güzel şehir Mersin

Bugün de senin yarın da senin.

 

Akın Köse / Toroslar-MERSİN

 

 

*********

 

ÜÇ OCAK MERSİN’İN KURTULUŞU

 

Yedi düvelle vuruştuk Çanakkale’de

İngilizmiş, Fransızmış yıldırmaz bizi

Düşmanların akılları gözü hilede

İngilizmiş, Fransızmış yıldırmaz bizi

Onların ağırlıkları kaldırmaz bizi

 

İştahı kabarmış tilki, çakalın, kurdun

Ne kadın ne kız dedin, çocukları kırdın

Sanarlarmış demekki Türkleri yorgun

İngilizmiş, Fransızmış yıldırmaz bizi

Onların ağırlıkları kaldırmaz bizi

 

Şehirlerde köylerde zulmederken itleri

Gasbedilmiş Türk’ün malı mülkü atları

Zincire vurulmuş yaşlısı, yiğitleri

İngilizmiş, Fransızmış yıldırmaz bizi

Onların ağırlıkları kaldırmaz bizi

 

Sessiz kalamazdı buna Türk’ün insanı

Toplandı çevrelerden kadın kız kızanı

Durduralım, yeter dediler akan kanı

İngilizmiş, Fransızmış yıldırmaz bizi

Onların ağırlıkları kaldırmaz bizi

 

Ağalar beyler kurdu Kuvay-i  Milliye

Kaydoldu gençleri, beyleri ve küllüye

Türk kanı taşıyanlar direnir çileye

Yazıyor tarihler çağlar yıldırmaz bizi

Onların ağırlıkları kaldırmaz bizi

İlk defa Erçel’de düşman aldı dersini

Ölenler öldü kalanlar buldu Mersin’i

İçme deresinde yedi şamar tersini

İngilizmiş, Fransızmış yıldırmaz bizi

Onların ağırlıkları kaldırmaz bizi

 

Kesildi düşmanların yolları su bendi

Boşa çıktı İngiliz, Fransızın fendi

Kayıplar vererek kırdılar kemendi

İngilizmiş, Fransızmış yıldırmaz bizi

Onların ağırlıkları kaldırmaz bizi

 

Süleyman Kaptan/Toroslar-MERSİN

 

*********

 

MERSİN 3 OCAKTA SEMAYA BAKTI

Vatan deriz hep bir ağızdan, vatan.
İngiliz’e, Fransız’a dar etti bu toprakları atam.
Kardeşimdir şahadet şerbetini içip, toprağın altında yatan.
Al bayrağım duayla göndere çıktı.
Mersin, 3 Ocakta semaya baktı.

Yörükleri unuttular; yürekleri imanla atan,
Bir karış toprağına bin damla gözyaşı akan.
Ne yiğitler çıktı buradan sevdası içini yakan.
Al bayrağım gururla göndere çıktı.
Mersin, 3 Ocakta semaya baktı.

Bir başka şehirdir burası, sokakları denize çıkan
Öyle bir şehir ki havası portakal kokan.
Millet tek yürek oldu, düşmanı kovdu yurttan 
Al bayrağım sevinçle göndere çıktı.
Mersin, 3 Ocakta semaya baktı.

Çocukları vardı, gözleri umutla bakan.
Neferleri vardı, gecesini gündüzüne katan.
Anaları vardı, yurdun bir taşına dünyayı yakan.
Al bayrağım inançla göndere çıktı.
Mersin, 3 Ocakta semaya baktı.

Düşman zalim olsa da bizde bitmez kahraman.
Son Yörük çadırı kalsa dahi güvendi bize Ata’m.
Ninemin nidasıydı Toroslardan duyulan
Al bayrağım coşkuyla göndere çıktı.
Mersin, 3 Ocakta semaya baktı.

Kalk ayağa Ey Mersin, titre ve gel kendine
Mustafa Kemal’in emri sahip çıkın Mersin’e!
Bugün minnet günüdür; şehidime, gazime.
Al bayrağım zaferle göndere çıktı. 
Mersin, 3 Ocakta semaya baktı.

 

     Özlem Özyurt/Akdeniz-MERSİN

 

*********

 

TOROSLARIN GÜNEŞİ

 

Vatan toprağı susamıştı, çoraktı

1921’di yıl, dünya başımıza toplanmıştı.

Akdeniz, Karadeniz, Güneydoğu , Marmara, Ege

Sevr diye notasız bir türküyle

Pay edilmişti bilinçsizce, düşmanların eline.

Orta Asya’dan gelen bir millet

Boyun eğer mi hiç zulme?

Memleket kokusu bu, hasret kalınır mı çaresizce?

Ordu dağıtılmış

Silah yok.

Namerde fırsat vermek olur mu?

Anadolu’da yiğit çok!

Komutan Mustafa Kemal

Yaşlı, kadın, çocuk, genç askeriz hepimiz.

‘’Hattı müdafaa yoktur, sathı müdafaa vardır.’’ dedi komutan

Kanıyla sulayarak toprağı haykırdı büyük Türk milleti:

O satıh bütün vatan!

Taarruzun gücünü Ankara’da

Fethi Okyar belgeledi.

Şahlandı Antep, Maraş, Adana, Mersin…

Bu şanlı tarih bizim

Coğrafyamızı neden Fransızlar çizsin?

Sahilinde çocukluğunu büyüten kent, Mersin

Çileğinde, muzunda, limonunda alın terin,

Ninemin el işi yazmasında, dedemin topuğunun çatlağında  asaletin.

Yoğurdunun akıyla, menengicinin safıyla

Bayırındaki keçinle, yayladaki defnenin yeliyle

Mamure, Softa, Mut, Kız kaleleriyle

Bu kültür bizim.

1922 ocağının üçüydü, Akdeniz kabardı

Toroslardan doğan güneşiyle

Fırlattı suyunu bulandıranları

Geçmiş bizdik, gelecekten eminiz

Huzur dolsun kabrin Atam

Biz Mersinlileriz!

Mersin’e sahip çıkan

Cumhuriyet bekçileriyiz!

 

Emine Seçil Seven /Toroslar-MERSİN

 

*********

 

KLİKYA ŞEHRENGİZİ

 

Yıl bin dokuz yüz on sekiz, aralık yangın yeri,

Göz diker öz yurduma, kendin bilmezin biri.

Mersin’in iffetine arsız bir el dokunur.

Klikya’nın hicabı yüzünden net okunur.

Eloğlunun yurdumda pervasızca gezmesi,

Bıçak kadar keskindi bir yabanın çizmesi.

Esaret bir bıçağın cana vuran ağrısı.

Gönülden duyulurdu, bu toprağın çağrısı.

Sahipsiz mi sanılır, şu vatan toprakları?

Cevap verir cihana, tarihin yaprakları.

Analar evladına, git de sahiplen yurdu;

Yoksa emdiğin sütü helal etmem diyordu.

Gönüller kalkan idi, nerden bilecek gafil.

Çiğnenirse Klikya, Sûr’u üfler İsrafil.

Kırk yerinden kırıktır, arsızın temelleri.

Bir idam mahkûmudur, o korkunç emelleri.

Üç Ocak Klikya’nın yeniden doğuşudur.

Yedi başlı bir devi, sevdayla boğuşudur

Mersin ki şehr-i yar,  Aslı, Şirin, Mihri’dir.

Şehit kanı toprağın, tuğrasıdır mührüdür.

Bu arsızca akının bahanesi Mondros.

Köpürürken Akdeniz, kan ağlıyordu Toros.

Yer ağlar bu işgale, gök ağlar, bulut ağlar.

Kuvayi Milliye’den medet beklerdi dağlar.

Hindu’su İngiliz’i pay ederken yurdumu,

Hesaba katmış mıydı iman denen ordumu?

Diken gibi batarken çizmesi Fransız’ın;

İstiklal güneşiydi, doğuveren ansızın.

Bir sancı tutar Mut’u, Anamur’da kavruluş.

Esaret rüzgârında içten içe savruluş.

Bir ateş düşmüş idi Silifke’ye Gülnar’a.

İstiklâlin katresi, kâfi yürekte nâra.

Her yürek bir müfreze, her yürekte bir ordu.

O dem vaktine kadar, Mersin’de zaman durdu.

 

Ey İskele ey Taşhan, ey işgalin tanığı.

Taşınız toprağınız hala yürek yanığı.

Bir iç çeker istasyon, ciğerleri sökülür.

Aklına geldik sıra duvarları dökülür.

Bu meydan arsızca bir çıkartmanın şahidi.

Dalgaların tınısı, eyvah idi âh idi.

Bir ekmek bir de aşkı yükleyip de heybeye;

Selam saygı hayranlık Yüzbaşı Haydar Bey’e

Binbaşı Arslan Bey’in aşktı yüreğinde Mersin.

Hangi kudret alıp da yurdu düşmana versin.

Can borcu her yiğidin bu toprakla akdiydi.

Yeniden dirilmeye, vakit sefer vaktiydi

Boy verir Torosların kan kokulu gülleri.

Üfle de göreceksin kalbindeki külleri.

Özgürlük tınısıdır, kuşların lehçeleri.

Kurtuluşu muştular portakal bahçeleri

Elvanlı türkü söyler, yeşerir Güzeloluk

Ocak yenibahardır, ocak derin bir soluk.

Yakamozlar egemen, deryalar özgür bugün

Şairler egemendir, gönül sesi gür bugün.

Var mıdır lügatlerde bu kıvancın tanımı?

Adını anmak bile kaynatıyor kanımı.

Artık ne gam kasavet,  yoktur bir zerre evham.

Gönlümdeki kitapta Mersin benim serlevham.

Soylu bir başkaldırı, bir milattır üç ocak.

Şu gönlüm kuşlar ile kanatlanıp uçacak.

Gözün aydın Klikya, kutlu olsun yaş günün.

Cemre düşürür sana üç ocakta kış günün.

Mersin gönül aynamdır, baktığım gibi bana.

Kırılır zuhûr vermez, ne gariptir yabana.

Bakarsın dağ zirvesi, bakarsın yayla olur.

Yusuf yüzlü Mersin’im, sevene Leyla olur.

Bugün günlerden Mersin, beşinci mevsimdir şan.

Bu şehrin kendisidir damarımda dolaşan.

Ey Türkoğlu feyzini tarihten alacaksın.

Unutursan geçmişi vebalde kalacaksın

 

İbrahim Şaşma/Karaman

 

*********

 

SEVDALAR  YURDU  MERSİN

 

Yörük nefes alır, Türkmen can bulur,

Umut ile atan döştesin Mersin.

Geçmişini ancak Yaradan bilir,

İnsanın olduğu yaştasın Mersin.

 

Ata’nın sözüne boyun büktüler,

Mersinliler sana sahip çıktılar,

Kan oldular oluk oluk aktılar,

Özgürlüğe akan yaştasın Mersin.

 

Hamaset doludur kadının erin,

Yurt için savaşta öndedir yerin,

Üç ocakta geldi kesin zaferin,

Taç oldun zümrütten, baştasın Mersin.

 

Halkın ağırbaşlı, hoşgörü özde,

Yürür ecdadının çizdiği izde,

Bir ayak karada, biri denizde,

Sabırla bekleyen eştesin Mersin.

 

Seherde semayı kaplarken buğu,

Kızkulesi suda süzülen kuğu,

Hasret yarasının çatlar kabuğu,

Gündüz hayal, gece düştesin Mersin.

 

Heybetlidir Toroslar’ın sırası,

Yakınlaşır yerle göğün arası,

Deva bulmaz elâ gözün yarası,

Yay gibi gerilen kaştasın Mersin.

 

Yenişehir’le Mezitli bir gibi,

Doğuda Akdeniz sağlam sur gibi,

Kıyma kebabında lezzet sır gibi,

Köz üstünde duran şiştesin Mersin.

 

Senden bahsedince muz gelir akla,

Yeşiller sarıya döner şafakla,

Tutulan balıklar şahtır mutfakta,

Tantuni denilen aştasın Mersin.

 

Portakalın tadı yurda ün salar,

Kızaran çilekler lezzet depolar,

Yaylalarda petek bal ile dolar,

Arının yaptığı iştesin Mersin.

 

Yaylalar bakarken dağdan engine,

Yeşil hâkim olur doğa rengine,

Köylü üzüm toplar, sarar dengine,

Güzden sonra karsız kıştasın Mersin.

 

Sevenler mutludur, sevdayı anlar,

Karac’oğlan söyler, Karakız dinler,

Bilâl-ı Habeşi semada çınlar,

Yankılanan her bir taştasın Mersin.

 

Zaman durmuş sanki Türkmen Eli’nde,

Sevgi, saygı canlı, her şey yolunda,

Barış türkü olmuş sazın telinde,

Zeytin dalı sunan kuştasın

 

Halil Gürkan/Ankara

Bu haber 1401 defa okunmuştur.

Delicious  Facebook  FriendFeed  Twitter  Google  StubmleUpon  Digg  Netvibes  Reddit

EDEBİYAT

ESMİRA GÜNEŞ'İN ŞEHİTLERE İTHAF ETTİĞİ YENİ KİTABI

ESMİRA GÜNEŞ'İN ŞEHİTLERE İTHAF ETTİĞİ YENİ KİTABI Azerbaycanlı Şair Esmira Güneş'in Şehitlere ithaf ettiği yeni kitabı yayımlandı.

KERKÜKLÜ HOYRATÇI MUALLA DÜNYA'NIN KİTABI YAYIMLANDI

KERKÜKLÜ HOYRATÇI MUALLA DÜNYA'NIN KİTABI YAYIMLANDI "Kerküklü Hanım Hoyratçı MULLA DÜNYA"nın hoyratlarından oluşan şiir kitabı yayımlandı.
    KONAK/LAR - KONUKLAR03 Nisan 2025

Sponsor Alanı

Sponsor Alanı

 

ANKET

ANAMUR OKULLARINDA SERBEST KIYAFET UYGULANSIN MI?




Tüm Anketler

0cak - 2012 / Her Hakkı Saklıdır / Kaynak gösterilip, sitemizin ilgili sayfasına link verilerek alıntı yapılabilir. Yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir-Site ticari olmayıp, kütüre hizmet eder.
RSS Kaynağı | Anasayfa | İletişim

Altyap?: MyDesign Haber Sistemi