anamursedir-anamur dergi
ANASAYFA HABER ARA FOTO GALERİ VİDEOLAR ANKETLER SİTENE EKLE RSS KAYNAĞI İLETİŞİM

Sponsor Alanı

  REKLAM ALANI

Anamur SEDİR

Anamur SEDİR 1993-1994

   -Aralık   1993  1. Sayı
   -Ocak    1994  2. Sayı
   -Şubat   1994  3. Sayı
   -Mart     1994  4. Sayı
   -Mayıs   1994  5. Sayı

MAKİ DERGİSİ

MAKİ DERGİSİ-105

Saat

Ana Menü

Ziyaretçi Bilgileri

»Aktif 43  
»Bugün 1668  
»Toplam 4232548  
Sayın Ziyaretçimiz
»IP'niz | 54.196.31.117
» Bu sitemizi ziyaretiniz

HAVA DURUMU

ANAMUR

Sponsor Alanı

İLK MEKTEBİM

Melis KATILMIŞ

16 Nisan 2018, 00:08

Melis KATILMIŞ

                                  İLK MEKTEBİM

 

Bu yazımda ülkemizin eğitimci olma yolunda ilerleyen insanlarına seslenmek istiyorum. Belirli bir yaşa geliriz ve okula başlarız. Okul artık evimizden sonra düzenli olarak gitmeye başladığımız yuvamız haline geliverir. Beş yaşında bir çocuk için zor fakat bir o kadar da güzel anıların başlayacağı zamanlar başlatılır. Hangi okuldasın? Sorusuna ben anaokuluyum demenin lezzetini ve keyfini yaşarız. Hele bir de sevecen bir öğretmene çatmışsak onun himayesi altından çıkmayıveririz.

 

Anne, baba, kardeş ve öğretmenden oluşur ailemiz. Okul ikinci evimizdir. Anlayışı askıda kalmayıverir bu sayede. Size güvenen bir minik okullu var karşınızda. Okula gelmek onun için zor ve ağır değil artık. Resim zaten çiziyordu şimdi de sayı saymaya başladı sayenizde. Ne güzel ve paha biçilmez bir his değil mi? Minik bir yürek sizin için çarpıyor artık. Eğitime küçük yaşlardan itibaren sıkı sıkıya tutunan okulluyuz hepimiz diye ortalığı bangırdatan bir nesil var karşınızda. Tabi bu eğitimci profili maalesef her öğrenciye nasip olmuyor. Sizlerden ricam güzel insanlar bu mesleğin fedakârlık ve azim gerektiren zor bir süreç olduğunu fark etmenizdir.

 

Her mesleğin bir zorluğu vardır fakat öğretmenlik bu yolun en kutsalıdır. Bütün öğrenciler farklıdır. Hiçbir öğrenci hiçbir öğrenciye benzemez. Kimisi öğrenmeye açıktır kimisi biraz daha zaman bekliyordur. Kimisi müzik yaparken kimisi resim çizer hal böyleyken lütfen öğrencileri ayrıştırmak ve sınıflandırmak yerine eğer onların herhangi bir konu da yeteneği varsa o öğrenciyi yeteneğini geliştirmeye teşvik edin. Destek çıkmaktan korkmayın.

 

Yetenekleri manoton düzen içerisinde yok etmeyin, öldürmeyin. Karşınızdaki insanlar yarının bir temeli geleceğin yazarı, ressamı doktoru avukatı öğretmenidir. Onlara klasik eğitimin yeterli olmayacağını asla bunla yetinmemeleri gerektiğini aşılayın. Klasik eğitim her ne kadar meslek edinmemizi sağlıyor olsa da kendini geliştirmenin bir insanlık farkındalığı olduğunu vurgulayın. Unutmayın siz de zamanın da öğrenciydiniz. Ve hayatınızın en dönüm noktalarını öğretmenlerinizle birlikteyken yaşadınız. Bir öğrenciye balık vermeyin. Öğrenciye balık tutması nasıl olur öğretin. Öğrenci hazır bilgiye alışmasın. Nasıl araştırmacı olunur? Sorusunu sayenizde öğrensin.  Evet, tüm bu saydıklarımı beş yedi yaş grubu körpecik beyinlere aşılamanızı istedim. Zor ama imkânsız değil. Her yiğidin harcı da değil belki ama istedikten sonra neden olmasın. Gönül vermek ve öğretmenlik mesleğini gerçekten gönüllük esasına dayanarak icra etmek kutsallığından olsa gerek. İşte tüm bu saydığım değerler öğrenci ve veliler tarafından sizleri velinimet sayar. Benim küçüklüğüm de bu tarz bir öğretmenim olmadığı için her ne kadar bağrım yanık olsa da hala umudum var.

 

Müfredatı işlerken lütfen işlenecek konu gözlem ve görmeye dayalıysa eğer imkânlar da el veriyorsa konuyu okul bahçesin de işlemek ne güzel bir fikir değil mi? Öğrenci bu sayede sizin dersinizin gelmesini kollarken heyecan ve istekle yanıp tutuşacak. Haliyle ezber yapıp oturmaktansa görüp tanıyıp elde ettiği bilgi daha akılda kalıcı olacak işte bilginin unutulmazlığı da bu sayede kanıtlandı. Tüm bu saydıklarımı yaparken sizlerin de bir insan olduğunuzu göz önün de bulundurarak sizin yorulabileceğinizi atladım zannetmeyin. Bu dengeyi sağlamak için gerektiği zaman öğretmen-öğrenci gerektiği zaman ise hem öğretmen hem arkadaş yeri gelir bir sırdaş olma yolunun saygı ve sevgi çerçevesin de sıralanması gerektiğinin bilincindeyim. Ders zamanı ders eğlence zamanı eğlence piramidini oluşturması zor zaman alıyor evet siz pedagojik formasyon sahibi değerli insanlar için sizlerin dayatılmış bir ücret dışında çok daha fazlasını almanız gerektiğinin bir kez daha altını çizmek isterim.

 

Başöğretmen Mustafa Kemal “Öğretmenler yeni nesil sizin eserinizdir.” derken sizin yetiştirdiğiniz bir neslin aslında size benzeyebileceği konusunda dikkatleri çekmek ister. Çocuk önce anne babayı örnek alırken artık okulda sizi örnek almaya başlıyor. Haliyle sizin yarattığınız et ki o kadar büyük ki kimisi için unutamayacağı bir travma olurken kimisi için de çocukluğunun baharı oluveriyor. Ve lütfen sizin etnik kökeniniz, cinsiyetiniz, ideolojik bakış açınız,  dininiz ve ırkınız ne olursa olsun karşınızda ki insanları da bu hususta yargılamayın ve ya size hemşeri sizin gibi düşünüyor diye de sınıf ortamında rekabet oluşturmayın. Öğrenci sizi görünce korkmamalı. Size karşı derse karşı ilgisini düşüncelerini fikirlerini hür bir şekilde ifade edebilmelidir. Öğrenci kendini sizin karşınız da tanımlarken zorluk çekmemelidir.

 

Her ne yaşarsanız yaşayın lütfen evde yaşadığınız olaylar evde kalsın. Bir kapıyı kapatıp çıktıktan sonra yeni bir kapıdan içeri girerken yaşadıklarınız kapattığınız kapının ardında kalsın. Aynı durum öğrenci arkadaşlarım için de geçerli. Unutmayın karşınız da durmadan susan boyun eğen araştırmayan bir nesil yetiştirmekten daha felaketi yoktur. Bir ülkeyi kalkındıracak olan ve yine bir ülkeyi yerle bir edecek olan da yine o ülkenin evlatlarıdır. Unutulmamalıdır ki mazisini, kendi tarihini ve ecdadını tanımayan bir nesil tarih yazamaz. Bilmediğini yazmayan bir toplum başka toplumların himayesi altına girmeye mahkûmdur. Ne acı değil mi tarihi şan ve sayısız devlet kurmakla dolu bir millet kendi tarihini okumak ve yazmaktan aciz. Başka bir kötülüğe gerek yok. Bunu önlemek zorundayız. Biz hep birlikte olmak zorundayız. Bin bir zorlukla yazılan destansı tarihimizi terk etmek kaderine bırakmak nankörlüktür. Hainliktir. Bu yüzden küçük yaşlardan itibaren nasıl asker olunur? Vatan ve bayrak nasıl düşmana karşı savunulur? Öğretmek ve öğrenmek zorundayız. Yerin dibine batmakta göğe yükselmekte bizim elimiz de.

 

Eğitim ve öğrenimin sağlandığı her yer bana göre okuldur. Ben okulu çatısı olan dört duvar olan bir bina olarak tanımlamıyorum. Ve her öğrencinin kendini rahat hissettiği bilginin su gibi aktığı her yeri okul olarak tanımlıyorum. Tüm öğrenci arkadaşlarıma seslenmek istiyorum. Her ne kadar öğretmen etkili gibi görünse de iş sizde bitiyor. Siz öğrenmeye ne kadar açıksınız? Eğitim sizin için ne anlam ifade ediyor? Ve çevreci olmayı meslek edinin. Sadece okul bahçesini değil içinde bulunduğunuz doğaya sahip çıkın. Koruyun kollayın.

 

Şimdi de yetkililere seslenmek istiyorum. Okullarda en rahatsız olduğum bir diğer uygulama ise devlet okulların da hala tahta sıralar kullanıyor olmamız. Bu sıralar vücudun anatomik yapısını bozarken hiç de kullanımı rahat değil. İlkokul da hatırlarım biz üç kız arkadaş aynı sıraya otururduk. Bir hayli zor geçen okula alışıyorum dönemi bitlenme ve sırayı bölüşememe atışmalarıyla geçmişti. Bence bu uygulama yerine her yaştan insan vücut anatomisine uygun ortopedik tek kişilik sandalye kullanımına geçmemiz şart. Bir günde en az sekiz saat okuldayız. Bu işkence değil de nedir? Bu sorunun çözümü ya gün içerisinde eğitim saati altı saati geçmeyecek ya da tahta sıra sistemine son verilecek. Bilim ufkuna oturduğumuz yerden giriş yaparken dirsek çürütüp eğilip yazı yazmaktan ve ya kitap okuyup test çözmekten vücudun kas yapısı da bir hayli yıpranıyor.

 

Beni rahatsız eden ve bir o kadar da ileriye dönük gerçekleşmesini hayal ettiğim mektep yani ilk mektebim keşke bu saydığım potansiyele sahip olsaydı. Fakat hiçbir şey için geç kalınmış değil.

 

Öğrenci olmanın lezzet ve istek verdiği öğretmenliğin tekrar eski saygı ve öz değerine kavuştuğu çaba, sevgi, fedakarlık ve empati dolu yarınlar için hep birlikte.

 

Melis KATILMIŞ

Bozyazı 15 Temmuz Milli İrade

Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi

Bu haber 528 defa okunmuştur.

Delicious  Facebook  FriendFeed  Twitter  Google  StubmleUpon  Digg  Netvibes  Reddit
Mavi Kelebeklerin Hikâyesini Bilir Misiniz?11 Temmuz 2018

Sponsor Alanı

Sponsor Alanı

REKLAM ALANI 

ANKET

ANAMUR OKULLARINDA SERBEST KIYAFET UYGULANSIN MI?




Tüm Anketler

0cak - 2012 / Her Hakkı Saklıdır / Kaynak gösterilip, sitemizin ilgili sayfasına link verilerek alıntı yapılabilir. Yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir-Site ticari olmayıp, kütüre hizmet eder.
RSS Kaynağı | Anasayfa | İletişim

(c)2012 Anamur Sedir