BÖYLE BAĞLAR YÖRÜKLER


Açıklama: Böyle bağlar, böyle bağlar Yar başını böyle bağlar Kuş uçmaz, kervan geçmez Yıkılsın böyle bağlar
Kategori: FİKİR-DİL
Eklenme Tarihi: 28 Şubat 2017
Geçerli Tarih: 20 Ocak 2018, 15:45
Site: anamursedir-anamur dergi
URL: http://www.anamursedir.com/haber_detay.asp?haberID=3428


                 BÖYLE BAĞLAR YÖRÜKLER

 

 Başkentte, Küçük Tiyatroda izlemiştim yıllar evvel. Nezihe ARAZ’ın oyunuydu. Anadolu kadını anlatılıyordu orada.  Perde kapanmadan evvel son cümle şuydu: “Severler bilmezler, çekerler bilmezler”. Çanakkale’nin depremzedeleri, anaları, nineleri, kızları, gelinleri. Ayvacık ilçesi Yukarıköylülüri.  Onlar farkındalar, “sevdiklerinin” de, “çektiklerinin” de...

 

 

Başörtüleriyle dikkat çektiler.

Rengârenk,  desen be desen…

 

Ötesini de öğrendik kendilerinden:

“Beyaz örtü” üstüne renkli çember “yeni gelin”, hepten “renkliyse” “çocuğa karışmış”, “yarı açık” ise “evlenmemiş” henüz…

Başörtü deyip geçme.

Yıllar yılı en verimli malzeme olmuştur Türk siyasetine. Nelerin başı bağlanmamıştır,   üzeri örtülmemiştir ki onunla? Yerli de değil, ithal,  Acem bağlarla hem. Onlarla baş ağrıtmayalım şimdi. Türkülerimizdeki baş bağlamalara bakalım biz. Celal GÜZELSES aklıma geliyor ilk.

 

Bir Diyarbakır türkümüz:

 

Böyle bağlar, böyle bağlar

Yar başını böyle bağlar

Kuş uçmaz,  kervan geçmez

Yıkılsın böyle bağlar

           

            ***

Atakan ÇELİK’in uzun havası:

 

 Başına bağlamış ufacık yazma

Yazmanın etrafı tül ile dizme

Kız sauna dedim de el ilen gezme

El ilen gezersen ar gelir bana

           

            ***

            Zehra BİLİR:

 

Başındaki poşu mudur?

Diyarbakır işimidir?

Yanağında güller açmış,

O da Hakkın işimidir?

 

***

Kamil SÖNMEZ’i buldum Karadeniz’e yöneldim de:

 

O gaşları gözleri 

Onun ağlamalari 
Yaktı yandırdı beni 

Çember bağlamaları 

Nur içinde yatsınlar, Rahmetli oldular hepsi de.

 

***

Yukarıkaraköy depremzedeleri…

Çanakkale ruhunun gerçek temsilcileri. Kızları,  gelinleri dedeleri, nineleri. Geçmişimizle buluşturdular bizi.

 Hayran kaldık zevklerine.

Tevekküllerine, şükür duygularına.

Görün dediler bize:

Dili bir yokluğun Anadolu’da.

Batıda da.., Doğuda da.. 

Başlarına baktık dostça Yörük bacıların. Düşündük derin derin.

 
               
 

Ne sevdalar yaşandı,

Ne akıllar baştan aldı,

Ne başları ağarttı,

Ne türküler yakıldı o bağlamalara..?

 Orada kaldı akıllarımız.

Son acıları olur inşallah.

Dert görmez başları bir daha...

Yörüklerimizin,  Türkmenlerimizin.

Tüm milletimizle birlikte…

 

Osman ERENALP

Şubat, 2017 Ankara